Müjgan’ın gelinliğini hususi diktirmişler,benim gibi kiralık tel duvak almaya kalkışmamışlar yani
öyle sevindim ki.Mesut ve bahtiyar olsun diye dualar ettim her gece.Sonra mı ne oldu?
Müjgan gibi bende birbirimize ettiğimiz sözleri,
ettiğimiz yeminleri unuttum.Bir daha mahalleye gelmedi Müjgan,gelemedi.“Bizim dar ve eski sokaklara otomobili sığmıyormuş.” dediler.
“Senede birkaç ay zaten Avrupa’daymış.” dediler.
“Zaman şifalı bir ilaçtır unutursun.” dediler,
Unuttum bende unuttum,hiç aklıma gelmedi.
Hatırlamıyorum Müjgan’ı hatırlamıyorum şimdi.
Bu şiiri de ben yazmadım zaten.Unuttum abi, bende unuttum.Hatırlamıyorum şimdi
Müjgan’ın gözleri ne renkti.
Düşündüm de insan ömrü dediğin sayfalık hikaye, onu da olur olmaz şeylerle karalamak yanlış. Her şeye gülüp geçmek lazım. Onun için sen de gül ama yalancıktan değil. Geçmişi, eskiden olanları, kalbinin sızısını, sevdiğin insanı falan her şeyi boş vererek gülmelisin. Gül hadi, güzel yüzüne gülmek yaraşır hemen şimdi. Bak, bak ben nasıl gülüyorum dünya umurumda değil.