·
Okunma
·
Beğeni
·
2.282
Gösterim
Adı:
Hayat Bir Rüyadır
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053603764
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Calderon de la Barca (1600-1681): Soylu bir İspanyol ailesinde dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybedince Cizvitler tarafından yetiştirildi. Alcala ve Salamanca üniversitelerinde din hukuku okurken edebiyata yöneldi. Bu arada orduya katıldı, uzun süre askerlik yaptı. Calderon İspanyol edebiyatında Altın
Çağ'ın en önemli yazar ve şairlerindendir. Pek çok tiyatro oyunu yazdı. En tanınmış ve en çok sahnelenen oyunlarından biri olan Hayat Bir Rüyadır insanlık halleri ve hayatın gizemine dair felsefi bir alegoridir. Oyundaki kişiler Güç, Bilgelik, Aşk, Anlayış ve İrade'yi temsil ederler. Kaderle özgür irade arasındaki çatışma oyunun ağırlık merkezini oluşturur. Calderon'un ölümü Altın Çağ'ın da sonu olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)
104 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Oyun okumalarına İspanya Edebiyatı sayesinde başlayan ve pek Shakespeare hayranı olmayan biri olarak yorum yapacağım, alınmak yok.

Baştan sona kadar merak ettirdi ve çok şaşırttı. Bir daha hayran oldum İspanyollara. Bu işi en iyi onlar yapıyor bence(çünkü çoğunluk onlarda benim için). Sonu hiç beklediğim gibi olmayan az sayıda eserlerden biriydi. Merakımı dinamik tutan olay örgüsü vardı.

Evet Shakespeare efsane, ama ‘bende’ Barca, Lorca, Rojas, Moliére(Fransız ama eklemek istedim.) kadar mükemmel etki yaratmıyor ki Shakespeare’in daha çok oyunlarını okudum.

Kısacası kesinlikle şans vermenizi öneririm. Özellikle oyun okumaya alışmak için.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yazar eserini 1636 yılında bir oyun olarak yazmıştır. Aslında okurken hayatımız hakkında düşündürüyor. Her gün uyuyarak bir rüya aleminde yolculuklar yapıyoruz. Hatta rüyalarimizde bilinmeyenleri sanal olarak yaşamaktayız. Ölüm de bir uyanış kabul edilirse yazarın dediği gibi " Hayat bir rüyadır. "
104 syf.
·Beğendi·9/10 puan
"Bağışlama olmalı cömert yüreklerin ilk erdemi."Diye bitiyor oyunumuz.Verilmek istenen mesajlar okuyucuya ve dinleyiciye çok iyi bir şekilde aktarılmış.Yazarın çevrilen başka bir eserini göremedim ancak diğer eserleri de en yakın zamanda Hasan Ali Yücel Klasikleri tarafından dilimize kazandırılmalı.
2019 yılının ikinci kısmında oyun okuma alışkanlığım başladı.Altı aylık kısımda birçok oyun okuma imkanım oldu ve en beğendiğim oyunları aklımda listelemeye çalıştım.Hayat Bir Rüyadır bu güne kadar okuduğum en iyi ikinci oyun oldu diyebilirim.Dili anlaşılır konusu güzel ve akıcı bir şekilde ilerleyen oyun,dönemine ve dönemimiz insanına oldukça önemli bir ders vermiştir.İnanıyorum ki daha uzun yıllar boyunca okuduğum ve okunacak en iyi oyunlar arasında yer alacaktır.Oyun okumayı seven,sevmeyen bütün okurların bu eseri okumasını tavsiye ediyorum.Her zaman olduğu gibi kitabın içeriği hakkında bilgi vermeye çalışıyorum ve hikayeyi sizlerle paylaşmıyorum.
KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİM...
104 syf.
·1 günde·Beğendi
Calderon De La Barca'ya ait bu oyunda, yıldızlara bakarak geleceği gördüğüne inanan bir kralın, yıldızlardan aldığı ilhamla, oğlu Segismundo'yu bir zindana kapatması, burada yıllarca tutsak tutması ama bir gün "acaba farklı olur mu?" diyerek oğlunu tahta geçirmesi ve yıldızların yanılmadığını görmesi anlatılıyor. Tabi bu ilk bölüm. İkinci bölümde, kaderin insan iradesine bağlı olduğunu görüyoruz, tabi bir yanlış inanç neticesinde oluyor bu. Kral Basilio, oğlu Segismundo'yu zindandan saraya uyuşturarak getiriyor. Sarayda çeşitli taşkınlıklar yapan Segismundo yeniden uyuşturularak zindana gönderiliyor. Bu sebeple Segismundo, sarayda geçen olayların bir rüya olduğuna inanıyor. Oyunun adı da buradan geliyor. Bu rüya hâli, Alamut Kalesi'nin haşhaşilerinin yaşadıklarıyla aynı. Orada da Hasan Sabbah fedailerini uyuşturup, onlara sözde cenneti göstererek birer suikastçi yapıyordu. Okumaktan zevk aldığım bir oyun oldu. 1600'lerde yazılmış oyunu canlı izlemek elbette başka bir deneyim olurdu.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
soylu bir ailede dünyaya gelen ispanyol asıllı calderon de la barca, erken yaşta babasını kaybettiği için cizvitler (bir hristiyan tarikatıdır. günümüzde halen etkindir. yaşamlarını isa diğer adıyla jesus gibi yokluk içerisinde sürdürme taraftarıdırlar. isimlerini bu kelimeden almışlardır: jesuit) tarafından yetiştirilmiştir. din hukuku okuduğu esnada kendini edebiyata vermiştir. ispanyol edebiyatının altın çağı'nda en önemli yazarların ve şairlerin arasında gösterilmektedir. "hayat bir rüyadır" en tanınan ve tiyatroda en çok sahnelenen oyunudur.

insanın nasıl büyük bir bilinmezliğin, karmaşanın içinde olduğunu gösteren hayat bir rüyadır adlı bu yapıtında calderon; kader ve özgür iradenin arasındaki onulmaz çatışmayı, gerçeklik ve rüya arasındaki ince çizgiyi, aşk ve ihanet arasındaki katlanılmaz sancıyı ustalıkla kaleme almıştır. günümüze, her cümlesi kendi içinde özel bir felsefe barındıran bu kitabı bizlere armağan ederek, ufkumuzu açmamıza olanak sağlamıştır.

felsefik bağlamda özel bir eser olarak nitelendirdiğim bu yapıt, içerdiği gökyüzü sistemleri teması ile yıldız konumlarının hayatımızdaki yerine göz kırpmaktadır.

kendimizle baş başa kaldığımızda, zihnimizde tezahür eden benlik ve varlık olgusuyla, kendimizi bir rüyanın içinde hapsolmuş bir şekilde düşlerken bulmuşuzdur. gerçeklik ve hayal kavramları iç içe girmiş, kendimizi çıkmazda hissetmişizdir. bu kitap bunu anlamlandırmamız için var.

bu eserin bitmesini hiç istemeden, yavaş yavaş okudum. bende çok güzel etkiler yarattı. kitabın dili oldukça akıcı ve şiirselken; olay örgüsü ise zekice işlenmiş. okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum, okumadan ölmeyin.
104 syf.
·2 günde·8/10 puan
bir kralın yıldızlardan hareketle geleceği yorumlamasıyla başlıyor kitap. fakat bence kitabın temelinde yatan metin, çok daha başka. kaderle özgür irade arasındaki süregelen ilişkiyi ustaca işlemiş yazar.
benim kitapta geçen diyaloglardan ve Segismundo’nun davranışlarından okuduğum tema bu yönde oldu. bir de

kitaba adını veren “rüya” olgusu var elbette. yazar, rüya ve gerçek arasındaki ilişki de bir başka perspektifle işlemiş diye düşünüyorum. kitabın dili de oldukça şiirsel. hoşuma giden alıntılardan biriyle tamamlamak istiyorum incelememi:

“Hayat dediğin nedir?
gelip geçici bir yanılsama,
bir gölge oyunu, bir düzmece;
en yüce sayılanın hiç değeri yok.
Çünkü bir rüyadır hayat,
ve rüya da rüyadır sadece.”
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Ahh, sonu neydi öyle

Bir kralın gelecek endişesiyle, çocuğunun hayatını zindan eden öngörüsü buna karşın kaderin cilvesine inat edip kendi kaderini kendi yazan Segismundo.
104 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10 puan
Öncelikle şunu söylemeliyim, bu kitabı her yönden çok sevdim, çok beğendim. Okurken kendimi tiyatroda bu sahneleri izliyormuşum gibi hissettirdi. Çok iyiydi. Konusu da bene farklı geldi. Bir kral, oğlunu , bir takım kehanetler yüzünden kendince yaptığı plana uyarak bir mağaraya kapatır. Resmen vahşi bir hayvan gibi yaşamasını vesile olur. Kralın tacını devretme vakti geldiğindeyse, oğlu için tekrar bir plan yapar ve onu bir teste tabi tutar. Oğlu, yaşadıklarından ötürü karmaşık ve hoyrat duygular içerisindedir. Bu şekilde yaşanan olaylar ve bunun sonucunda anlam kazanan hayatlar var. Kısaca özeti bu ama okurken gözümde bu sahneler canlanıyor ve resmen yaşıyormuşum gibi oldum. Son olarak tavsiye ediyorum , okuyun, zaten bir günde çok rahat bitirilebilecek bir eser.
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Soylu bir ailede dünyaya gelen ispanyol asıllı calderon de la barca, erken yaşta babasını kaybettiği için cizvitler (bir hristiyan tarikatıdır. günümüzde halen etkindir. Yaşamlarını isa diğer adıyla jesus gibi yokluk içerisinde sürdürme taraftarıdırlar. isimlerini bu kelimeden almışlardır: jesuit) tarafından yetiştirilmiştir. Din hukuku okuduğu esnada kendini edebiyata vermiştir. ispanyol edebiyatının altın çağı'nda en önemli yazarların ve şairlerin arasında gösterilmektedir. "Hayat bir rüyadır" en tanınan ve tiyatroda en çok sahnelenen oyunudur.

İnsanın nasıl büyük bir bilinmezliğin, karmaşanın içinde olduğunu gösteren hayat bir rüyadır adlı bu yapıtında calderon; kader ve özgür iradenin arasındaki onulmaz çatışmayı, gerçeklik ve rüya arasındaki ince çizgiyi, aşk ve ihanet arasındaki katlanılmaz sancıyı ustalıkla kaleme almıştır. günümüze, her cümlesi kendi içinde özel bir felsefe barındıran bu kitabı bizlere armağan ederek, ufkumuzu açmamıza olanak sağlamıştır.

Felsefik bağlamda özel bir eser olarak nitelendirdiğim bu yapıt, içerdiği gökyüzü sistemleri teması ile yıldız konumlarının hayatımızdaki yerine göz kırpmaktadır.

Kendimizle baş başa kaldığımızda, zihnimizde tezahür eden benlik ve varlık olgusuyla, kendimizi bir rüyanın içinde hapsolmuş bir şekilde düşlerken bulmuşuzdur. Gerçeklik ve hayal kavramları iç içe girmiş, kendimizi çıkmazda hissetmişizdir. bu kitap bunu anlamlandırmamız için var.

Bu eserin bitmesini hiç istemeden, yavaş yavaş okudum. bende çok güzel etkiler yarattı. Kitabın dili oldukça akıcı ve şiirselken; olay örgüsü ise zekice işlenmiş. okumanızı tavsiye ediyorum.
104 syf.
·3 günde·8/10 puan
"Hayat, siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir". Kitap bittikten sonra aklıma gelen ilk söz bu oldu.
Hepimizin hayatla ilgili küçük, büyük hedefleri, bu hedeflere dönük planları var. Bu planlardan bazıları, belirli kötülükleri kendimizden, sevdiklerimizden, sorumlu olduğumuz insanlardan uzak tutmak için yapılmıştır. Ancak, kaygılarımızın önünü almak için yaptıklarımızla bazen, bilmeyerek kendi giyotinlerimizi kurarız.
Kitabı büyük bir keyif ve ilgiyle okudum. Şaşalı sözler arasında kitabın sonu ile ilgili tahminlerde bulundum; son bölüme doğru, karakterlerin yaşadıklarını, duygularını hesaba katarak, "ben zaten böyle olacağını biliyordum" havasına girdim. Kitaplar da hayat gibi, bitmeden -bir yerde yanlışıkla sonunu okumadıysak- genelde, tahmin edilebilir bir sonu olmuyor.
Trajediler okuyucuyu duygulandıracak kadar büyük; Clarin hariç karakterlerin hepsi onuru için kendi hayatlarından vazgeçmeye meyilli. Clarin ise hayatı seven, yaşamı onura tercih eden, eğlenceli bir karakter. Yazar, büyük trajediler arasında okuru tebessüm ettirmeyi başarabilmiş.
Tüm yaşadıklarımız her an uyanabileceğimiz bir rüya olsaydı nasıl yaşardık?. İspanyol edebiyatını biraz es geçtiğimi hissettiren bir yapıt oldu.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hayat Bir Rüyadır
Baskı tarihi:
Kasım 2011
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053603764
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Calderon de la Barca (1600-1681): Soylu bir İspanyol ailesinde dünyaya geldi. Küçük yaşta babasını kaybedince Cizvitler tarafından yetiştirildi. Alcala ve Salamanca üniversitelerinde din hukuku okurken edebiyata yöneldi. Bu arada orduya katıldı, uzun süre askerlik yaptı. Calderon İspanyol edebiyatında Altın
Çağ'ın en önemli yazar ve şairlerindendir. Pek çok tiyatro oyunu yazdı. En tanınmış ve en çok sahnelenen oyunlarından biri olan Hayat Bir Rüyadır insanlık halleri ve hayatın gizemine dair felsefi bir alegoridir. Oyundaki kişiler Güç, Bilgelik, Aşk, Anlayış ve İrade'yi temsil ederler. Kaderle özgür irade arasındaki çatışma oyunun ağırlık merkezini oluşturur. Calderon'un ölümü Altın Çağ'ın da sonu olmuştur.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 284 okur

  • engin
  • Ayşe ildan
  • Ekim
  • Ferhad de Butimaré
  • SüleymanTHEMAGnificienT
  • Engin
  • Seda Ayar
  • Ayşen Buse Baykan
  • Efe Karakaya
  • Fatma

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%34.9 (37)
9
%21.7 (23)
8
%31.1 (33)
7
%9.4 (10)
6
%2.8 (3)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0