Ecem Kahraman

Aşk Böyle Bir Şey Değildir Efendim
3/10
·80 syf.··
2024 78. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2024 11:15
Yazıya, bu kitabı "dünyanın en güzel aşk hikayesi" olarak niteleyen Louis Aragon'ın nasıl bir hayat tasavvuruna sahip olduğunu idrak edemediğimi söylemekle başlamak istiyorum. Hiç mi aşk ve aşık görmedin ya hu Aragon? Eğer aşk dediğimiz şey; salt ihtiras, ihanet, çarpık ilişkileri kapsıyorsa; evet bir aşk(!) hikayesinden bahsedebiliriz. Ama aşktan anladığımız; insani yücelten ve iyi eden, hem saf hem saflığının ötesinde yüksek insani duyguları muhatabına aşılayan bir değer olarak göreceksek -ki benim görüşüm bu yöndedir- o zaman böylesi bir aşk tanımının yakınından uzağından geçmeyecek bir konu içeriğiyle karşı karşıya olduğumuz açık. Cengiz Aytmatov'un şiirsel anlatımına sözüm yok. Ama bir yazarın sırf dili şiirsel diye her kitabın okunmalı mıdır? Bence hayır. Ben, okuduklarının insanı beslediğine ve bir nebze de olsa şekillendirebileceğine, en azından tesiri altına alabileceğine inanan bir okur olarak, yasak aşk mantığındaki kitapları ve bunların güzellemelerini gerçekçi bulmuyorum. Eğer kitabın konusunun bu olduğunu bilseydim, okumamayı tercih ederdim. 2 saatimi ayırabileceğim çok daha faydalı işler olurdu diye düşünüyorum. Okumak isteyenler yine de kendileri bilir ancak konu ve yazım güzelliğini bir arada bulabileceğiniz bir kitap maalesef ki değil Cemile.
Edebiyat
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,5bin okunma
Reklam
9/10
·328 syf.··
2021 40. kitabı
“Bugün İslam dünyasının genel durumuna bakıldığında, ümmetin birliğine böylesine vurgu yapan bir dinin mensuplarının hayret edilecek derecede siyasi dağınıklık ve bölünmüşlük içinde oldukları görülecektir. Hiç kuşkusuz, bu dağınıklığın en önemli nedeni, Müslüman coğrafyaların emperyalist güçler tarafından kuşatılmış olmasıdır.” s.72 Berdal Aral’a göre, “Ortada sadece bir ‘Filistin sorunu’ yoktur; aynı zamanda bir ‘İsrail sorunu’ vardır. İsrail işgalci, saldırgan, yayılmacı ve ırkçı bir devlettir. Bu devlet yalnızca Filistin halkı için değil, tüm bölge halkları ve hatta insanlık için bir tehlike oluşturmaktadır.” Bu minvalde şekillenen kitapta, 9 bölüm altında, emperyal düzen gölgesinde sonradan oluşturulmuş Filistin meselesi irdeleniyor. İlk bölümde, kitabın çerçevesi ortaya konuluyor. “Çalışmanın başta gelen amacı, Filistin Sorunu’nu şu üç açıdan anlamak ve anlamlandırmaktır: Birincisi, Filistin sorununun küresel tahakküm düzeni ile olan ilişkisi; ikincisi, Filistin sorununun uluslararası hukuk açısından ve BM örgütünün almış olduğu kararlar çerçevesinde tahlili; üçüncüsü, Filistin sorununa ilişkin uluslararası düzeydeki hâkim akademik söylemden kaynaklanan sorunlar.”  Uluslararası ihanetin farklı veçhelerine yer verilen kitapta, İsrail’in sıradan bir işgalci olmayıp sömürgeci-yerleşimci bir devlet olduğu belirtilmektedir. Aral’a göre, meseleyi anlamak için önce tanımları ve tarihsel arka planı yerli yerine koymak gerekmektedir. Tıpkı İsrail’in salt sömürgeci olmaması gibi, BM’nin öne sürdüğü İsrail’in 67 öncesi topraklara geri çekilmesi gerektiği uyarıları da, İsrail’in meşruiyetini güçlendirmektedir. Oysa Filistin halkının self-determinasyon hakkının ülkesel sınırlarını sadece İsrail tarafından 1967’de işgal edilen Batı Yakası, Doğu Kudüs ve Gazze ile sınırlamak
Tarih
Bitmeyen İhanetBerdal Aral · Çıra Yayınları · 202030 okunma
8/10
·361 syf.··
2021 39. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2021 15:30
“Tüm ülke ev oldu, ama ben bir yabancıydım orada.” İsrail’deki Filistinlilerin tarihinin birinci kısmının ayrımcılık ve mülksüzleştirme hakkında olduğunu söyleyen İsrail yeni tarihçilerinden Ilan Pappe, bu topluluğun geleceğine yönelik duyduğu kaygı ve zorunluluk hissiyatıyla “Unutulmuş Filistinliler” kitabını kaleme aldığını söylüyor. Neden böyle bir kitap yazdığı sualini kendisine sorduğunda şu cevabı veriyor: “İmtiyazlı baskıcı bir çoğunluğun parçası olduğunuz zaman, yaptıklarınızı ne ayakta alkışlanmak için ne de minnet beklediğiniz için yaparsınız; aksine kendi iç huzurunuz ve vicdanen rahat olmak için yaparsınız. Bu kitap, işte bu bakış açısıyla yazılmıştır. Ayrıca, gerçeği azınlığın gözünden anlamak için girişilen mütevazı bir çabadır. Onları sadece cefa çeken bir topluluk olarak değil, aynı zamanda Filistin halkının ve tarihinin doğal ve organik bir parçası olarak görmektedir.” s. 25-27. Ana hatlarıyla 7 bölümden müteşekkil olan kitap, 1947 BM Genel Kurulu’nun Filistin’i taksim kararı ile başlıyor. Birinci bölümde 1948 Nekbe/Büyük Felaket sonrasında Filistinlilerin işgalci İsrail devleti tarafından maruz kaldığı yurtsuzlaştırılma politikası ve buna karşılık Filistinlilerin verdikleri hayatta kalma mücadelesi inceleniyor. “1949’un sonunda geride kalanlar resmen ‘İsrail’in Arap azınlığı’ haline geldi.” s.39 İkinci bölümde, İngiliz manda dönemi olağanüstü hal düzenlemeleriyle temellendirilen ve İsrail Devleti’nin kurulmasından 1966’ya kadar fiilen devam eden istibdat/askeri yönetimin ekonomik, siyasi, toplumsal ve psikolojik etkileri yer alıyor. “İsrail’deki Filistinli vatandaşların ilk ve öncelikli mücadelesi, topraklarının yağmalanmasına ve mülksüzleşmeye değil vatandaşlık sorununa odaklandı. 1949’da başlamış olan mücadele hala sonuçlanmadı. Vatandaşlık
Tarih
Unutulmuş FilistinlilerIlan Pappé · Küre Yayınları · 202025 okunma