"Gecekondu mahallesinde tek başına iki çocuk büyütmeye çalışan bir annenin derdi bir sonraki öğünü nasıl çıkaracağı, Akdeniz'in ortasında şişme bir botla yol alan göçmenlerin derdi karaya nasıl ulaşacakları, büyük şehirdeki kalabalık bir hastanede ölüm döşeğinde yatan adamın derdi kalan son gücüyle bir nefes daha alabilmek."
“Okuması yazması yoktu, ama güzel şarkı söylemeyi bilirdi.Tıpkı okuması yazması olmayan bülbül gibi, o da bazen şarkılarını o anda içine doğduğu gibi söylerdi.”
Gerçekten keşfedilmemiş bir başyapıt Billy Budd...İngiltere'nin bir zamanlar istediği herhangi birini deniz kuvvetlerinde silah altına alabildiği gerçeği iskeleti üzerine bina edilen bu hacmi küçük kendi büyük romanda herkesin sevgilisi, yakışıklı Billy Budd bir iftiraya kurban gider ve hiç hak etmediği bir son bekler onu.
İlk 50 60 sayfayla konuyu pek bağdaştıramıyorsunuz ama ilerleyen sayfalarda bütün o duyguları Billy ile birlikte yaşıyorsunuz. Sonundaki Billy'nin şiirini okurken ağlamamak da çok zor.
Melville'nin kötülüğün doğuştan gelip gelmediğini tartıştığı, iyi ile kötü, uygarlık ile barbarlık, toplum ile birey karşıtlıkları üstüne kurulmuş olan bu eseri herkese tavsiyem. Keyifli okumalar.
Billy BuddHerman Melville · Zeplin Kitap · 2015402 okunma