Tüm insanlar kısmen kendi düşüncelerine, kısmen de başkalarının düşüncelerine uygun olarak yaşarlar ve hareket ederler. İnsanlar arasındaki en önemli farklardan biri, insanların ne dereceye kadar kendi düşüncelerine göre, ne dereceye kadar başkalarının düşüncelerine göre yaşadıkları konusunda ortaya çıkar.
Dünyadaki her şey canlıdır, ölü bir şey yoktur, ölü saydığımız, organik olmadığını düşündüğümüz her şey, kucaklayamayacağımız kadar büyük bir organik gövdenin yalnızca bir kısmının özüdür ve bu nedenle büyük bir organizmanın küçücük bir parçası olarak insanın görevi, bu organizmanın ve onun bütün canlı parçalarının yaşamasını
sağlamaktır.
“Toprak, mülkiyet konusu olamaz, tıpkı su gibi, hava gibi, güneş ışınları gibi alım ve satım konusu yapılamaz. Herkes toprak üzerinde ve toprağın insanlara sağladığı şeyler üzerinde eşit haklara sahiptir.”