Merve Sefa Gökçe

Gerçeklik bilgisi bizlerde verili olsaydı zaten hiçbir şeyi düşünmeye, sorgulamaya veya araştırmaya gerek kalmayacaktı. Bu arayış yani felsefi bilgelik geçmişte de vardı, günümüzde devam etmekte ve yine gelecekte de kuşkusuz varolacaktır. İnsan aklı da bu etkinlik sürecinde, Aristoteles'deki ifadesiyle "therōria'da varlık alemini gözlemleyecek, bir nevi temaşa (contemplation) eyleyecek, oradaki nedenselliği sorgulayarak, "ilk"e yani her şeyin ilk nedenine (tanrıya) gitmeye çalışacaktır. İlk'e tam olarak varamasa da, bu süreçte mutluluktan mutluluğa geçecek, zevkin doruğuna çıkacaktır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İnsan biçimli tanrı anlayışını ve bu anlayışa sahip insanların tavırlarını eleştiren Ksenophanes, tanrının birliğinden, yetkinliğinden, her şeyi görmesi, bilmesi ve duymasından, zihniyle evreni idare etmesinden, maddi nesneler gibi değişken ve hareketli olmayışından, taraf ve yönden uzak oluşundan, biçim ve düşünce bakımından insanlara benzemeyen tek bir tanrıdan söz etmektedir. Bu tanrı Ksenophanes'e göre tümüyle göz, tümüyle düşünce, tümüyle kulak olup hiçbir zorluk çekmeden her şeyi zihninin gücüyle yönetendir. En ufak bir hareket yapmaksızın her zaman aynı yerde duran, insanlar gibi bazen bir tarafa, bazen başka bir tarafa gitmeyendir.
Dindarlığı rasyonel bir çaba olarak düşünmeyen, bu anlamda inandıkları hususlara rasyonel bir zemin bulmayı amaçlamayan ve her halükarda inancın koşulsuz biçimde kabul edilmesini gerekli gören kişiler için teizm entelektüel bir uğraşıdan öteye geçmez.
Umut, var olan en güçlü antidepresandır.
Etiketleme, sadece yıkıcı değil mantıksızdır da. Birey olarak siz, yaptığınız tek bir şeyle ölçülemezsiniz. Hayatınız karmaşık ve sürekli değişen bir düşünceler, duygular ve hareketler akışıdır. Başka bir deyiş­le, bir heykelden çok, bir nehirsiniz. Kendinize olumsuz etiketler ya­pıştırmayı bırakın bu hem çok basit hem de yanlış bir yorumdur. Ye­diğiniz için kendinizi sadece bir "yiyici", ya da nefes aldığınız için "so­luyucu" olarak nitelendirebilir misiniz? Bu tam bir saçmalıktır; ama, bu saçmalıklar, kendinizi yetersizliklerinizle etiketlediğinizde acı veri­ci olmaktadır.