"Bir kere Gülfem. Bir kere sarıl bana. Sonra defalarca öldür istersen ama bir kere... Bir kere nefret etmeden, eskisi gibi, sadece kısacık bir an sarıl bana yalvarırım. Gözümün içine böyle bakmadan, bir kere sarıl. Tek bir kere." Aşiyan 2 - Divane
"Hangi takımlısın?" dedim fakat sorumun ne kadar boş olduğunun farkındaydım, büyük ihtimalle alayla yanıt verecekti fakat ona baktığım zaman yüzünün fazlasıyla ciddi olduğunu gördüm.
"Besiktaş." Sesindeki hayranlığı net bir şekilde hissettim. "Çarşı'dayım."
"Vay!" dedim yüksek sesle. "Beni bugün çok şaşırtıyorsun, Erezli. Sen ve bir takıma bağlı olmak ha?"
"Takım değil," dedi düz bir sesle. "Beşiktaş." Gerçekten şaka mı yapıyor diye onu incelesem de yüzünde bir mimik bile kıpırdamıyordu. "Sen hangi takımlısın?"
Sırıttım. "Fenerbahçe." Hiçbir zaman fanatik olmamıştım fakat bunu nedense ona belli etmek istemedim. "Babam Beşiktaşlıydı ama."
Korel dramatik bir ifadeyle kafasını iki yana salladı. "Babanın yolundan gitmen gerekiyor, Turuncu."
"Çizdiklerimin hepsini bu güneş yaktı." Çenesini dikleştirdi, bıçağı yavaşça aşağıya indirdi. "Tek bir tanesini hiç yakamadı."
"Nedir o?"
"Unutulmak," dediğinde çizgiyi tamamen aşağıya indirdi ve bıçağı ağacın gövdesinden ayırdı. "Bu korkuyu güneş bile yakamadı; yok olmadı."