Çünkü yaşayan birinin kendi gerçekliği vardır, diyor Ivan. Giden kişinin gerçekliği yoktur, yalnızca düşüncelerde sürdürür varlığını. Düşüncelerden de silindi mi tamamen gitmiş demektir. Yani onu aklıma getirmediğimde aslında varlığını sona erdirmiş oluyorum.
Olay bitti, olayın üstesinden gelindi ama kayıp daha yeni başlıyor. Her gün giderek derinleşiyor, her gün daha fazlası unutuluyor, giderek daha az şey kesin olarak biliniyor.
Uzun zamandır düşünmek bile istemediği kadar yanıyor canı. Ama artık her şey sürekli öyle acı veriyor ki düşünmek bir şeyi değiştirmiyor, hatta korkunç acıya bir tür tatlılık bile katıyor.
Birini sevmek ne anlama geliyor, o zaman? Merak ettim de. Karşındaki kişinin duygularını önemsemiyorsan ve ona iyi davranmıyorsan, gerçekte mutlu olmasını da istemiyorsan buna nasıl sevgi denebiliyor, sence?