“Yabancı biri, benim için yakından tanıdığım biri olduktan sonra, artık aramızda aşılması gereken bir mesafe kalmamıştır ve ona yakınlaşmak için artık çaba harcamam gerekmez.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Cinsel sevgide ayrı iki insan birleşir. Anne, sevgisindeyse bir olan iki insan ayrılır. Anne, bu ayrılmaya sadece katlanmakla yetinmeyip bu ayrılığı istemek ve teşvik etmek durumundadır. Özellike bu evrede anne sevgisi, özveri gerektiren bir göreve dönüşür. Her şeyi verebilmesi, sevilen çocuğun mutluluğundan başka hiçbir şey istememesi gerekir. Annelerin çoğu, annelik sevgisinin kendilerine yüklediği görevin bu evresinde başarısız olurlar. Narsist, baskıcı, egemenlik kurmaktan hoşlanan kadın, çocuğu küçük olduğu sürede ‘seven’ bir anne olmayı başarabilir. Gerçekten seven, almaktan çok vermekle mutlu olabilen ve kendi özünde sağlam kadın ise çocuğu kendisinden ayrıldığı süreçte de seven bir anne olabilmeyi başarır.”
“Kendini aşma gereksinimi, insanın temel gereksinimlerinden biridir. Bu gereksinimin kökü, insanın kendisinin bilincinde olması, salt yaratık rolüyle yetinmemesi, kendini rastgele atılan bir zar olarak görmemesi gerçeğinde yatar: Pasif yaratık rolünü aşması için kendisini yaratıcı olarak hissetmesi gerekir. Yaratmanın sağladığı tatmine ulaşmanın birçok yolu vardır; bunların en doğal ve kolay olanı, annenin bir anne olarak yarattığı varlığa ilgi ve sevgi göstermesidir. Anne, çocuğunda kendini aşar, çocuğuna duyduğu sevgi, onun yaşamına anlam katar. (Erkeklerde kendini aşma gereksinimi çocuk doğurarak giderilmediğinden onlar, yarattıkları nesneler ve fikirlerle ortaya çıkarak kendilerini aşma yolunda güçlü bir istek duyarlar.)
“... Eğer bir arkadaşınızın karakteri, ahlaki değerleri ve meziyetleri hakkında fikir sahibi olmak istiyorsanız, gündelik yaşamın güllük gülistanlık koşullarında değil, zor koşullar altında neler yaptığına bakmanız gerekir. Bir suçlunun yaratabileceği tehlikeleri, yalnızca sıradan bir günde neler yaptığına bakarak algılayabilir misiniz? Ağır hastalıkları ve salgınları hesaba katmadan sağlığın ne olduğunu anlayabilir misiniz? Aslında normal olan çoğu zaman önemsizdir.”