Suç ve Ceza Öncelikle kitabın başlarında benim için Raskolnikov vicdanlı idealist eğitim almak isteyen iyi biriydi. Ancak zamanla çok karmaşık hale geldi. Örneğin çocukluğuna dair gördüğü rüyada bir ata eziyet edildiğini görerek ağlayıp ben de mi böyle olacağım derken birden öldürme kararını vermesi ve bunu büyük bir soğukkanlılıkla kendince haklı düşüncelere dayatması beni çok şaşırtmıştı. İnsanlar sonuçta iyi şeyler yapmak için genel olarak kötü görülen şeyleri yapabilirler ve bu onları kötü tarafa geçirmezi savunuyordu ancak benim görüşümde bunun pek bir doğruluğu olmamakla birlikte bu düşünesinde bazı koşulllarda ona acıdım ve hak verdim. Yani bu hayat bizi bazen iliklerimize kadar zorladığında ve hak etmediğimizi düşündüğümüz de her insan gibi biz de kendimizce haklı nedenlerle aslında kötülükler yapmıyor muyuz? Kimimiz hırsızlık yaparken (ki bu alenen hırsızlık olmak zorunda değil, emeğinden fazasını kazanmak da bir hırsızlıktır bana göre) kimimiz birini öldürürken kimimiz de en basiti birinin kalbini kırarken canımıza tak ettiğinde kendimizi haklı çıkaracak cümleler bulmaya başlamıyor muyuz kafamızın içinde. Sanırım yeryüzünde savaşlarımızın en büyüklerinden biri de bu düşüncelerle zaten.
İkinci bir düşünce aklımda çok büyük bir soruydu. Bir insan tamamen iyi ya da tamamen kötü müdür? Ya da böyle olması mümkün mü? Yani aslında Raskolnikov'un karakterini kafamda çizmeye çalışırken bu düşünceyle çok karşılaştım. Onun kitapta bahsettiği gibi geçilen bir taraf ya da çizilen bir çizgi var mı? ve olmak zorunda mı? Şuna verdim ki en korkunç insanın içinde bile en iyi dehlizler. En iyi insanın içinde bile çok kötü kara delikler olabilir. İnsan iyi ya da kötü değildir. Kendisidir. Neyse odur içeriği neyse içinde ne bulunuyorsa sadece o. Bunlar sadece birer özelliktir ve
İlhan Dilek, okuyucuyla dertleşen, "usta", "dostlar" gibi hitaplarla samimiyeti kuran bir dil kullanıyor. Akıl vermekten öte dertleşme metaforu ön planda, sokak ağazı harika olmuş. Kısa ve öz hikâyeler, şiirler, tek cümlelik aforizmalar ve kitabın finalindeki uzun öykü kitabı başka bir seviyeye taşımış. Yazar edebiyatın tüm kategorilerini neredeyse tek bir kitapta toplayıp bir araya getirmiş. Zaten şöhretli bir kitap Usta Bizim Hayalleri Siyah Poşete Koy, zira arka kapak yazısı Baba dizisinde Haluk Bilginer'in sesiyle hayat bulmuştu. Varın gerisini siz düşünün. Benim şahsi fikrim harika bir kitap olmuş, tebrikler İlhan Dilek