Ayrılıklar insan ruhunda bıraktığı acıyla anılır. Bu acı , ruhların şekillenmesinden , hayat görüşünün değişmesine ; hatta insanın kendisini yenilemesine neden olur. Aşk ayrılığı ise ölümden daha şiddetlidir. İnsanı sersemletip, hayattan soğutması bi yana , tam bunalımların ortasında bırakır. İnsan bu durumda yapayalnızdır ; kimsesizdir , elleri üşümüş , ayakları donmuştur. Bedeni , aklı , beyni esrarkeşlere özgü alemlere dalmıştır.
Aşk , inanmaktır aynı zamanda. Sevgiline gönlünü verdiğin gibi ruhunu da vermektir. Gerekirse benliğini teslim etmektir. Ruhundan ruh , gücünden güç katmaktır. Hayata gücün oranında hazırlanmaktır.