Allah kuluna , "kendisinden yardım dilemesi için" sıkıntı verir. Çünkü insanoğlu öyledir ki, nimetler içerisinde yaşarken Allah'ı anmayı unutur. Sıkıntı anında Rabbine yönelir. Yani Allah, secdeye alnını koyup, O'nunla konuşsun, O'ndan dilesin diye verir o kederi. Allah sizi kendisinden uzaklaştırmak istemediği için sıkıntı verir. Sıkıntı verir ki o Esmaül Husna'yı içinde barındıran avuçları kaldırıp O'na dua edin. Çünkü o musibeti çözecek olan sadece O'dur. Ama O size yardımı ulaştırdıktan sonra O'ndan yüz çevirmeyin ve şükredin, nankörlük edenlerden olmayın. Bunu ayetlerle önümüze sermiş, görmek istemeyen göze nasip olmaz.
Fussilet Süresi 51- İnsana nimet verdiğimizde yüz çevirir, yan yatar. Kendisine şer dokununca, hemen duaya koyulur.
Enam Suresi 17 - Allah sana bir keder dokundurursa onu O'ndan başka açacak yoktur.
Araf Suresi 94 - Biz bir ülkeye bir peygamber gönderdiğimizde, onun halkını zorluk ve darlikla mutlaka sıktık ki, sığınıp yakarsınlar.
Mümin Suresi 49 - Rabbiniz buyurmuştur ki : Dua edin bana, cevap vereyim size..."
Kamer Suresi 10/11 - Bunun üzerine yakardı Rabbine, 'Yenilgiye uğradım işte, yardım et" diye. Biz de açtık gök kapılarını seller gibi akan bir su ile."
Yasin Suresi 76- O bir şeyi istediğinde, buyruğu sadece şunu söylemektedir: "Ol!" Artık o, oluverir.
Yunus Suresi 12- İnsana zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır. Ama sıkıntısını çözdüğümüzde, kendisine dokunan bir zorluk yüzünden bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider...
İsra Suresi 11 - Denizde size bir zorluk dokunduğunda, O'nun dışındaki tüm yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Fakat O, sizi kurtarıp karaya çıkarınca yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.
Fecr Suresi 14/16 - İnsan böyledir; Rabbi kendisini deneyip de ona cömert davranır, nimet