“Biz ardı başak ve sümbüller, biz türkülere tutunan bağlamanın verdiği nasırlı tekrarlar, biz sadece bize yakışan gülüşleri çamurlardan sökenler, biz güruha küfür biriktiren
duvara asılı kızıl yarınlar, biz kaynayan kazanların içinden
çalınan lokmaların asıl sahipleri, biz tedirgin şiirlerin bitmeyecek dizeleri, biz duvarlara tarih kazıyarak değiştiremediğiniz talihsizler, biz sehpada sallanan mühürlü kâğıtlarla
ayakkabılarından sökülen bağcıklar, biz kurusun diye asılan
çamaşırların tutunduğu ucu kırık mandallar, biz gündüzü
almak için geceye zulmedenleri sokak sokak, hatta köşe bucak sonsuza kadar kovalayacak olanlarız.”
“Bir dakikalık saygı duruşu ve halka tatlısı niye yapılıyor?
Pişmiş domatesi niye sever ki insan? Yerden kaldırılan ekmek niye üç kez öpülüyor? Eylemlerde atılan sloganları kim
yazıyor? Kirli insanların evinde niye sabun var? En iyi yaptığım iş hayal kurmak diyorum gözümün içine bakıyorlar.
Ben mi anlamıyorum? Siz mi anlatamıyorsunuz?”