Köylü nasıl var olur? Yani köylünün uğraşı nedir? Ekmek, biçmek, yediğimiz ekmeği üretmek, değil mi? O halde yapılacak şey o toprağı iyi süren, iyi eken, iyi biçen biri olmasını sağlamaktır. Bu yeterince açık değil mi? Ama bazı aklıevveler çıkıyor ve" Köylüyü içinde bulunduğu bu durumdan çıkarmak gerek," diyorlar "Köylünün hali hal değil... çok kaba, ilkel bir yaşam sürüyor; köylünün güzel, şık şeyleri tanışmasını sağlamak gerek," diyorlar. Oysa o güzel, şık dedikleri şeyler kendilerini insanlıktan çıkarıp, bir paçavraya çevirmiş, bundan haberleri yok! Bana bu takımdan 18 yaşında bir delikanlı gösterin ki binbir hastalıkla boğuşmamış olsun, ağzında dişleri tam olsun!
İnsanın bir hedefi varsa, önüne ardına bakmadan hedefin üstüne üstüne yürümesi gerekmez mi? O sırada kim ne demiş, bakılmaz ki! İnsanlar her zaman sap yer saman tükürürler!
Pek çok akıllı insan vardır toplumumuzda, eğitimli, iyi yürekli, temiz insan vardır; ama her zaman hoş, her zaman nasılsa öyle olan, yıllarca birlikte olup hiç tartışmayacağın adam yoktur.
İnsanda her şey öyle büyük bir hızla değişir, dönüşür ki ne olduğunu anlamadan bir bakar, karşı konulmaz biçimde bütün yaşam öz suyunu emen bir kurt büyüyüvermiş içinde. Ve pek çok kez yalnızca büyük tutkular değil, değersiz, önemsiz şeylere karşı duyulan istekler bile, büyük utkular için doğmuş bir insanda büyüyüp dal budak salarak ona en yüce, en kutsal yükümlülüklerini unutturacak bir güce ulaşabilir. Denizde kum insanoğlunda tutku! Üstelik hiçbiri birbirine benzemez! iyisi kötüsü, sıradını soylusu, başlangıçta hepsi insana boyun eğer gibidir, ama sonra zorbaca ona boyun eğdirir, onun hakimi olurlar. Bunca tutkudan kendine en iyilerini seçebilmiş olanlara ne mutlu!