Eda Tuna

Dağ eşkıyası eskidenmiş. Şimdi eşkıyalar şehre inmiş de kanun kitabına bakıp bakıp maddeye uygun adam soyuyorlar.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Görmek, tek başına bir işe yaramıyor. Kişinin o gördüğünü alacak, benimseyecek bir düzeye yükselmesi gerekiyor. O yere yükselmedikçe, ne görse boş.
Bu zaman, namussuz zamanı. Kimse doğruluk üzere iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar.
Hepsinin yanı sıra yıldızları, başının üstündeki sonsuz boşluğu da hissedebilmen gerek. İşte o zaman, yaşam neredeyse büyülü bir şey...
Umudu tablodaki bir yıldız söylesin. Bir insanın coşkunluğunu batmakta olan güneşin pırıltısı. Bunlar gerçekçi aldatmacalar değil tabii ama gerçekten var olan şeyler değil mi?