edaa

edaa
düşlediğim için, ben ben değilim
Kesin, sarsılmaz görüşlere, içgüdülere, tutkulara, oturmuş, kendini kabul ettirmiş bir karaktere sahip olmak; hepsi dönüp dolaşıp şu korkunç sonucu doğurur: ruhumuzun bir olguya, dışarıya ait, maddi bir şeye dönüşmesi. Yaşamak, var olanları ve kendimizi bilmediğimiz, tatlı, kıpır kıpır bir haldir; bir bilgeye yakışan, hayat veren biricik yaşam tarzıdır bu.
Sayfa 635·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
Bir insan enkazından, eskaza hayatta kalmış bir piçten, henüz hastanelik olmamış bir deliden başka bir şey olmadığımızı teslim etmek sıkı bir entellektüel cesaret ister; ama bütün bu olguları sineye çektikten sonra, kaderimize mükemmelen uyum sağlamak, Doğa' nın bedenimize layık gördüğü laneti isyan da etmeden boyun da eğmeden, elimizi bile kaldırmadan, hatta kaldırmaya yeltenmeden kabul etmek için, daha büyük bir ruh cesareti lazımdır.
Sayfa 629·Kitabı okudu
Edebiyat
Ne ağır bir hasta var içimde... Hastalık hiç olmazsa azıcık özgünlük kazandırsaydı. Yaptıklarımı, benden önce kim bilir kaç kişi yaptı zaten...Miyadı dolmuş bir acıya katlanmak benimkisi...Bunları çoktan akıl edip acısını çekenler olmuştur, ben şimdi niye düşünüyorum ki?
Sayfa 625·Kitabı okudu
Edebiyat
...- ben ki hayat durgunu, yanlışlar kuyumcusu, Kraliçe ruhumun şikayetçi uşağıyım, dizime açtığım Hayat kitabında yazan şiirler değildir Kraliçe'ye alacakaranlıkta okuduklarım, o şiirler hiç bıkmadan yazıp okur gibi yaparken, Kraliçe'nin de duyar gibi yaptıklarıdır, o sırada, ne nerede, ne de nasıl, bilmem ama, Akşam dışarıda bir yerde, içimde mutlak Gerçeklik olarak, ruhun gizemli bir gününün nihai, hafif aydınlığı olarak yükselen bu metaforla yumuşar.
Sayfa 624·Kitabı okudu
Edebiyat
Yanımda başkaları varken hoş bir duyguya kapıldığımda, onların da bundan pay aldığını düşünerek kıskanırım. Benimle aynı şeyi hissetmeleri, ruhlarını kullanarak ruhumu kurcalamaları bir tür edepsizlik gibi gelir bana.
Sayfa 618·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam