Yazarken, kendime resmi bir ziyarette bulunurum. Görüntüler arasındaki boşluklarda, büyük bir zevkle hissetmediklerimi çözümlediğim, kendimi karanlıktaki bir tablo gibi seyrettiğim, bir başkasının hatıralarında yaşayan özel salonlarım vardır.
Hiç konuşmadıysam, yazdığım içindi. Bana öyle geliyor ki var olanlar başka yerde, dağların ardında ve sanki ilk adımı atmaya bir cesaret etsek yapılacak upuzun yolculuklar var.
Durdum ve sular ürperdi.Düşündüm ve güneş saklandı. Ağır, uykulu gözlerimi kapatıyorum, içimde bir göl ülkesi var yalnızca, yosunların yükseldiği suyun koyu parıltıları arasında, gecenin gün olmaktan vazgeçtiği bir ülke.