İnsanları öldürüp gizli gizli yemeğe başlayan gruplar vardı.
...
Neticede toplumu et ettir nereden geldiği de önemli değildir düşüncesini aşılayan da yine bu olaydı.
Ter içinde uyanıyor,çünkü ertesi gün yine insan kesmekle yükümlü olduğunu biliyor.
(...)
Onların aslında yenilebilir hayvanlar olarak yetiştirilen insanlar olduğu düşüncesini aklından atmaya çalışıyor...
Sevinç uzun süre acı çeken yüreklerde güneşten kavrulmuş toprağın üzerine düşen çiğ gibi bir etki yaratır; yürek de toprak da üzerine damlayan bu iyiliksever yağmuru içine çekse de bunu hiç belli etmez.
Sayfa 469 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu