ben ikide bir böyle oluyorum, bazen bütün insanları boyunlarına sarılıp öpecek kadar seviyorum, bazen de hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum. bu nefret değil... insanlardan nefret etmeyi düşünmedim bile... sadece bir yalnızlık ihtiyacı.
ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız.
Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.
hiç bir zaman beni anlayacak, aklı fikri dünyalık hazlarda olmayacak, sevmeyi bilen biriyle tanışamayacakmışım gibi hissediyorum. etrafıma bakıyorum insanlar birbirlerini nasıl bulup keşfediyorlar aklım almıyor..