su yüksek yerlerden alçak yerlere akardı. yerçekimi kanunu böyleydi. duygular da yerçekimine göre hareket ediyordu. bağınız olan, duygularınızı paylaştığınız birinin karşısında yalan söyleyip paçayı kurtarmak zordu. gerçekler ortaya çıkmak isterdi. bu, özellikle üzüntünüzü ya da hassasiyetinizi gizlemeye çalıştığınız zamanlarda geçerliydi. üzüntünüzü bir yabancıdan ya da güvenmediğiniz birinden saklamak daha kolaydı.
fusagi hafızasını kaybetmeye başladıktan sonra bile seyahat dergilerine bakıp defterine notlar almaya devam etmişti. kohtake bir keresinde ne yazdığına bakmıştı. bahçe ziyareti için gittiği yerleri listeliyordu. kohtake bunu onun peyzaj bahçıvanı olarak işine olan aşkından yaptığı bir şey olarak yorumlamıştı. ama yanılmıştı. not aldığı o yerler karısıyla birlikte gittiği yerlerdi... bu notlar, kim olduğunu unutan fusaginin tutunduğu son dallardı.