ELLIE: Sanırım ilerisini düşünen, açıkgöz bir kızım ben.
KAPTAN: Açıkgözlük et demedim, ileriye bak dedim.
ELLIE: Arada ne fark var?
KAPTAN: Bütün dünyayı kazanıp kendi ruhunu kaybetmek, açıkgözlüktür. Yalnız unutma, ruhuna dört elle sarılırsan hiçbir zaman bırakmaz seni. Oysa bir gün bakarsın, dünya elden gidivermiş.
Daha sonra tiyatro eleştirmelerine sıra geldi. Zengin bir lord bir oyun yazmış, öveceğini umarak ona yollamıştı.
Oyunu yerin dibine batırdı. Lord büyük bir öfkeyle kapısını çaldı. Gırtlağına yapıştı: "Mr. Shaw, Mr. Shaw, siz sadece para için yazıyorsunuz. Oysa ben şan için, şöhret için, şeref için yazıyorum." Shaw soğukkanlılıkla omuzlarını kaldırdı:
"Her ikimiz de kendimizde bulunmayan şeyler için yazıyoruz."
"Kim benim oyunlarımı okullarda zorla
okutur, benden de Shakespeare' den nefret edildiği kadar nefret edilmesine neden olursa, Allahından bulsun. Benim piyeslerim işkence aracı olmak için yazılmamıştır."