Deniz karşımdaydı; beyaz önlüğünün altına zümrüt yeşili bir gömlek, altına da siyah bir kumaş pantolon giymiş, ciddi bir ifadeyle bana bakıyordu. Üzerine karlar yağmıştı. Dünkü hâlinden eser yoktu. Gecesi gündüzünü tamamlayan bu şehir, gecesi gündüzüne uymayan bir adama sahipti. Beni de bu çelişkiye kurban edecekti.
Sorun şuydu ki, ilk kez kurban olma düşüncesi beni rahatsız etmiyordu.