Zaman kaybeder bir şeyleri ve siz olurken değil, olduktan sonra hissetmeye başlarsınız. Aşk gibi mesela. Ben âşık oluyorum diyen çok az insan gördüm. Herkes âşık oldum derdi genelde, kimse olduğu anı fark etmezdi. Olurdu ama âşık olduğu zamanı sorduğunuzda anında cevap veremezdi. Çünkü kimse oluş anını bilmiyordu. Acı mesela. Acı anında vurmazdı bedene ve gözlere.Önce bir şeyler duyar, görürdünüz. Bunu anlamadığınızdan değildi inkâr edişiniz; sadece duyguları beklemek için kendinizi oyalıyor, kandırıyordunuz. Duygular bedene vurmaya başladığında ise kabulleniyordunuz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Savaş anında kimin yanında olduğun önemli değildir, kimin karşısında olduğundur önemli olan. Her savaşta en büyük kayıplara bu sebep olmuştur. Karşındakini tanımamak zaaflarını bilmemeye neden olur ve zaaflar seni kayba sürükler. Bu yüzden zaafi olan değil, zaaf kullanan olmalıdır kötüler çünkü onlar ancak böyle hükmederler.
Ve her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizliği taşır: Kendini beğenmiştir ve alçakgönüllüdür, obur ve kanaatkârdır, kösnül ve edeplidir, kıskanç ve iyilikseverdir, cimri ve eli açıktır, tembel ve çalışkandır, öfkeli ve acı çekendir. Ve kendisinden diktatör de köle de, katil de aziz de, Kabil de Habil de yaratır.