Hepsi bu kadarla bitmiyordu. Eğer basitçe, hayatın hiçbir anlamı olmadığını anlamış olsaydım, benim de hayatta payımı düşen bu diye sessizce kabullenirdim durumu. Ancak durumum beni hiç tatmin etmiyordu. Çıkışı olmayan bir ormanda yaşıyor olsaydım mesela, hayatımı sürdürmeye devam edebilirdim. Ama ben ormanda yolunu kaybeden ve yolunu kaybettiği için de dehşete düşen ve yolunu bulmak umuduyla oraya buraya koşuşturan; fakat attığı her adımda kafası daha da karışan, koşuşturmaktan başka elinden bir şey gelmeyen biriydim.