Kitap 680 sayfa bir tuğla resmen. İlk 200 sayfası biraz harekesiz ve sıkıcı geçiyor. Eğer o 200 sayfada sıkılıp bırakmazsanız sonrasında şahane bir macera sizi bekliyor olacak.
Kitabın içeriği fantastik açıdan inanılmaz zengin. Vampirler, kurtlar, kurt adamlar, vampirlerin bir üst yazılımı olarak görülen Atlantisliler, devasa yaratıklar... Yani ne ararsanız var. Bu kadar içerik kafa karıştırıcı görünse de pek öyle sayılmaz. İnsan çok kolay adapte oluyor. Kitapta bahsedilen yükseliş günü ve yükselmişler kavramı kitabın neredeyse sonuna kadar açıklanmadığı için kitabı anlamadığınızı sanabilirsiniz. Yazar bilerek sona kadar bu kavramları açıklamamış ki sonunda tüm gerçekliği ile anlayalım. Hep üstü kapalı bahsedilen şeylerin perde arkasını öğrenince her şey beyninizde tıkır tıkır yerine oturuyor.
Kitap asla anlaşılmaz bir kitap değil ama çeviri o kadar kötü yapılmış ki cümleleri akla uygun hale getirmek bazen sizin işiniz oluyor. Baya bildiğiniz googletranslate çevirisi gibiydi. Devrik ve kötü cümleler yüzünden bazı paragrafları iki kere okumak zorunda kaldım. Keşke bu mükemmel kitap daha iyi bir çevirmenin elinde daha da yüceltilebilseydi. Son zamanlarda okuduğum en güzel fantastiklerden biriydi. Kötü çevirisine rağmen şiddetle tavsiye ediyorum.