Eda Ören

Eda Ören
@edaorenn
"Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında"
Okul Öncesi Öğretmenliği
Sakarya Üniversitesi
21 okur puanı
Ekim 2018 tarihinde katıldı
“İnsanın kaderinde bir düğüm noktası var, o düğümü çözebilmek hayatın keskin dönüşlerinden birine kapı açıyor.Marifetlerinle aptallıkların arasındaki mesafeyi adamakıllı ölçebilmek, zaaflarını ve gücünü dürüstçe keşfedebilmek, geçmişle gelecek arasındaki hayati dengeyi kurabilmek, benliğinin karanlıkta kalan taraflarını bulup yüzleşebilmek buna bağlı. O düğümü fark etmek kolay değil, kaderin nerede düğümlendiğini anlayabilmek için çok güçlü bir sezgiye, hayat tecrübesine, içgörüye sahip olmak şart.”
Sayfa 249·Kitabı okudu
Reklam
“Kolektif hafızası travmalar, kayıplar ve yitimlerle şekillenmiş toplumlarda, acıdan kaçma arzusu neredeyse hayatta kalma refleksine dönüşür. Ancak bu kaçınma ihtiyacı; yok sayma ve inkâr yoluyla değil, yas tutma kapasitesinin güçlenmesiyle aşılabilir. Çünkü yas tutulamadığında, kayıplar kapanmamış yaralara dönüşür; bireyler ve kolektif kimlikler bu yaraların etrafında örülür.”
Sayfa 69·Kitabı okudu
“Aşk, var olan benliği çözerek başka bir benliği inşa etmenin bir biçimidir. Kişi sevdiği ölçüde kendinden eksilir ama tam da o eksilişte yeni bir benliğe doğru evrilir.”
Sayfa 59·Kitabı okudu
“Herkes bedeninin ihtiyaçlarını karşılamak için mücadele ediyor, mal mülk biriktiriyor, ama içimizdeki ruh açlıktan ölmek üzere. Çünkü ruh bu dünyadan değil. Buradan gelmedi, gökten geldi. Ve bu dünyadaki hiçbir şey onu besleyemez. Bedenimiz topraktan yaratıldı ve o toprak dünyaya ait, dolayısıyla bedenin tüm ihtiyaçları ve arzuları dünyada karşılanıyor. Ama bu dünya ruhumuza hitap etmiyor; onun ihtiyaçları karşılanmıyor. O gökten geldi ve yalnızca göksel olanla beslenebilir; o da vahiydir. Vahyin amacı, ruhumuzu beslemektir.”
Sayfa 270·Kitabı okudu
“Direnme gücüne sahip olanlar başkalarından farklı değildir,” diyordu Nora. “Aradaki tek fark, onların aklında belli bir hedef olması ve o hedefe ulaşmaya kararlı olmalarıdır. Direnme gücü, dikkatimizin kolayca dağılabildiği bir hayatta odağımızı koruyabilme yeteneğidir. Bedenimiz ve zihnimiz sınıra dayandığında bile yaptığımız işe yoğunlaşmayı sürdürmek, dikkatimizi dağıtmadan, etrafa bakıp birilerinin bizi geçebileceğinden endişe etmeden kendi kulvarımızda yüzmeyi sürdürebilmektir…”
Sayfa 91·Kitabı okudu
Reklam