Denizin kokusunu bütün
olarak bıraktı, bütün olarak belleğinde saklayıp
tadını bütün olarak duyumsadı. Denizin
kokusu öyle hoşuna gitti ki, onu günün
birinde saf ve katışıksız olarak ve içinde
boğulabileceği kadar çok ele geçirmeyi diledi.
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Victor Hugo
Fakat bu ışığa çok bakamıyordum, bu güneş
bile gözlerimden içeriye girince, kendimden
daha büyük bir karanlık denizine düşmüş gibi
derhal sönüyor ve içimin rengini alıyordu.