Mustafa Torun

Mustafa Torun
@edbdmd700
Amele
Fethiye
İstanbul, 15 Ekim 1999
14 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Şakiro
Dengbêj herhangi bir çalgı aleti kullanmadan gırtlak gücüne dayanarak sanatını icra edenlere denir. Gördükleri,yaşadıkları toplumsal olayları klam (türkü) haline getiren dengbêjler aynı zamanda toplumun aynası olma rolündedirler. Şüphesiz Kürt Kültüründe gelenek halinde olan dengbêjlik sanatını ben Şakiro ile tanıdım. Sadece Ortadoğu’da değil Kürt’lerin bulunduğu her coğrafyada ses getiren Şakiro,Kewê Ribat ve Şahê Dengbêjan olarak anılır. Şakiro 1936 Ağrı doğumludur. Babası Bedih Deniz’in Ağrı İsyanına katılmasından dolayı sürgüne mahkum edilmiş Kürt değerlerdendir Şakiro. Dengbêjliğe merakı kendi gibi dengbej olan Evdalê Zeynikê’nin köyüne göç etmeleri ile başlar. Burada Evdalê Zeynikê’nin öğrencilerinden olan Bedihê Kor’dan bir çok şey öğrenir. 18-19 yaşlarında başladığı dengbejlik serüveni bir çok Kürt bölgesini gezip daha çok dengbejlerle tanışıp daha çok şey öğrenerek bugünkü destansı niteliğindeki Şahê Dengbêjan halini alır. Xulxulandın-hawînî yani gırtlak yapma yeteneğine sahipti Şakiro ki bu az sayıda dengbejlerde görülen bir özellikti. Sözlü Kürt edebiyatının baş taçlarından Şakiro geçmişimizde şu anımızda geleceğimizde hafızamızda yer edinmiş edinecek olan bir çok eser bırakmıştır. Gulê Dêran,Şerê Mala Nasır,Nêçîrwano...gibi daha onlarcası. Kanserden dolayı 1996 yılında İzmir’de vefat eden usta değer Kürt’lere şu sözlerle veda etmiş:Kürt’lere kırgınım. Kürt’ler değerlerine ve dengbejlerine sahip çıkmıyorlar... Tarihimizi yaşatmalıyız,yaşattırmalıyız. Çünkü bize ihtiyacı var.
Kurdî
Reklam
Erich Fromm Sevme Sanatı eserinde şunu diyor: “Çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek sevgisine inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken (aktif) ilgidir. Bu etken ilginin bulunmadığı yerde sevgi de yoktur.” Kişinin aktif ilgisinin kaynağı sevgisinin gerçekliğine ışık tutacaktır. Kişi kişiyi çekici, zengin, onu besleyen veya desteklemesi, cazibe, ego vb. şekilde aldığı şeyler karşılığında bir aktif ilgi gösteriyorsa bunun adına sevgi değil " karşılıklı ticaret " denir. Sevginin tanımının ve şeklinin gün geçtikçe maddi değerlerle ve nesnelere indirgendiği bir dönemde ; aktif paranın olmadığı bir ilişki ne yazık yeterli bir sevgi olarak gözükmüyor. Paranın aldıkları ile yapılan gösteriş hareketleri sevgiye yorumlanıyor. Bana şunu aldı bunu aldı, bak filan filana neler alıyor gibi alma üzerine oluşan bir sevgi algısı günümüz dünyasında iyi müşteri buluyor. Bizlere şu şu hareketlerin "sevgi" olduğu pazarlanıyor, biz bunlara ne kadar inanıyoruz veya ne kadar inanmaya meyilliyiz ? Şeklen birbirine bu kadar uyumlu iken ruhen bu denli uzak insanları bir araya getiren para acaba ikili bağlar kurmada ne kadar büyük etmen? Pazarlanan ve adına rahat tanımı yapılan belirli kural ve prosedürler neticesinde kolay olarak tercih edilen hayatların adına sevgi yakıştırması yapmak basitlik değil mi ? Karşımızdaki bireyde önce ruhsal bir içtenlik ve bağ araması gereken insanın ; diplomalar, evler, arabalar, tatiller, gösterişler ve güzellik ile tamamen menfi beklentilerle satın alabileceği veya kendisini satabileceği bir birey arayıp bulması ve bunun adına da sevgi koyması "sevginin" tanımı için basit değil mi ? Sevginin adının ve yapısının bu denli çirkinleştirildiği ve birilerinin ağzında
Psikoloji
****MUTSUZ MUSUN**** Pascal'ın çok sevdiğim bir sözü var, diyor ki ; "Mutsuzluğun tek nedeni, insanın tek başına odasında nasıl oturacağını bilememesidir." Oysa, hepimizin bir masada, bir odada sessizce oturup düşünebilmeyi, okumayı, hayal kurmayı, gönlümüzden bir şeyler geçirmeyi başarması gerekir. Ancak bu şekilde zihnimiz duvarları aşabilir. Peki modern insan ne durumda ? Modern insan dirsek mesafesi denilen mesafeden daha uzağa cep telefonunu koyamıyor. Sabah kalkınca cep telefonu elinde, günde 15 er dakikalık gelen ataklarla sürekli kontrol ediyor veya zaten sürekli elinde. Allah aşkına bunun her yarım saat sigara içme isteği duyan insandan farkı ne ? Beyinde sigara içince haz veren kısım ile dijital aletleri kullandığımızda haz alan kısım aynı. Kişi bir uyuşturucu müptelasına acırken kendisinin farkında nasıl olamıyor. Uyuşmuş dijital bir bağımlılık mahkumu olan bu insan kendisini ben normalim diye nasıl kandırabiliyor. Gerçekten çok ilginç ! Modern çağın en büyük vebası, her şeyin hızlandırılmış olması ve insanların yavaşlığa tahammül edemeyişi. Çünkü abimiz işini bitirip evde gidip atomu parçalayacak veya kitap okuyacak vs. Yani bu tahammülsüz bu sabırsız insan yığını evine mermi hızında ulaşınca öldüreceği vakit ile karşı karşıya kaldığında da eyvah ben ne yapacağım telaşına düşüyor. Hemen telefonuna sarılıyor veya tv, eğlence, müzik. Var mı başka şansı ? Kitap okumak darlıyor, zahmetli iş, üstüne birde ağır bir yemek, ardından meyve ve yüksek şekerli gıdalar ile kan şekerini de çıkarınca beynen ve zihnen uyuşmuş bir zombiye dönüşüyor. Bu insan bir an önce sokaktan evine hızlıca gitme sebebi ise , onu evde bekleyen dijital uyuşturucular " tv, müzik, cep telefonu" veya gıdasal uyuşturucu "şeker", şekerin bağımlılığını konuşmamıza gerek bile yok. Şimdi
Psikoloji
Başkalarının hakkımızda ne düşündüğü ile bu kadar meşgulken nasıl olurda içimizden gelen sesleri dinleyebiliriz? Başarının, denetimin ve özellikle gücün kutsandığı, bireyciliğin alabildiğince vurgulandığı 'modern' toplumlarda insanın kendisiyle barışık kalması neredeyse bir mucize. Başkalarını kendinden daha fazla seveceksin ki sevilmeyi garantileyebilesin! İşte bu ikiyüzlülüktür. Sözde modern etik bize böyle hesaplı davranmamızı öğütlüyor. Emrah Serbes
Psikoloji
Kokuşmuşluk, önce kendimizle olan ilişkimizde başlıyor. Kendimizi çok fazla değerli gördüğümüzü sanmıyorum. İşin beteri kendimizi adam yerine de koymuyoruz. Yemek yemiyor artık çağımızın insanı, tıkınıyor. Yemeğin tıkınmaya döndüğü, sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz. Bütün bunlar yozlaşmış bir hayatı gösteriyor, çünkü ortada zevk yok. Zevkin hançerlendiği bir yaşam var. Metaforla Saadet Olmaz, Emrah Serbes
Psikoloji