Her otuz yılda bir dünyaya hiçbir konuda hiçbirşey bilmeyen yeni bir nesil,genç bir kuşak gelir. Şimdi bunlar binlerce yıldır biriktirilmiş her türlü beşeri bilginin neticelerine büyük bir aceleyle saldırırlar ve her şeyi yalayıp yutmak, kısa yoldan gelip geçmiş bütün kuşaklardan daha zeki ve becerikli olmak isterler. Bu amaçla üniversitelere giderler, dönemlerine ve yaşlarına uygun yoldaşlar olarak kitaplar, hatta en yenilerini ve en son çıkmış olanları seçerler. Seçtiklerinde tek şey ararlar: herşey kısa ve yeni olsun, kendileri gibi! Ardından ellerinden geldiğince hevesli ve hareketli bir şekilde değerlendirmeye ve eleştirmeye başlarlar. Burada sırf maişeti tedarik etmek amacıyla yapılmış araştırmaları nazarıitibara almıyorum. Her türden ve her çağdan araştırmacı ve bilgin kural olarak derin kavrayışı değil sadece malumatı gaye edinir.
--Herşey bitti, -- dedi kedi cılız sesle ve bitap vaziyette kan birikintisinin içine uzandı, -- bir saniye uzak durun benden, bırakın toprakla vedalaşayım. Ah, dostum, Azazello! -- diye inledi kedi kan kaybederek. -- Neredesin? -- Ferini yitiren gözlerini yemek odası kapısından tarafa çevirdi. -- Denk değildi bu çarpışma ve sen yardımıma gelmedin. Zavallı Behemot 'u bir bardak konyağa değişerek terk ettin, gerçi konyak da konyak ha! Ölümüm vicdanında bir yara olsun, bense brovningimi sana emanet ediyorum...
"çünkü" der Proudhon ( bunu iyi hatırlayın proleterler) "Doğa hiçbir insanı tam yapmaz ve çünkü belli melekelerin gelişimi hemen her zaman karşıt melekelerin eşit gelişimini dışta bırakır."