Zor zamanlar geçiriyorum, zaman geçmek bilmiyor tabii, zor zamanın geçmek bilmemesi ve iyi olan anların çok kısa sürmesi.
Yorgun muyum hayır ama isteğim yok kalkıp mutfaktan bir bardak su almaya, tükeniyorum, nefes alıp, ciğerlerimi olmayışınla dolduruyorum.
Zaman geçmek bilmiyor, tabii zaman zor olunca geçmek de bilmiyor haliyle, belki de geçen zaman değildir, soluduğum havan değildir, geçiyor zaman ve zor zaman ve zaman zor.
İşim yok ve ışık yok, aydınlanacak ya da aydınlatılacak günüm yok, aydınlanmış ya da aydınlatılmış günüm yok, nehrin ışıltısı yok, sabahın ilk ışıltıları günüme (yüzüme) vurmuyor.
Uyanmak zor, (zaman daha zor) karanlıkta göz gözü, göz sözü, göz bizi görmüyor, zaman dakikaya söz geçiremiyor, hissizlik seninle dolanıyor kuyumu, karanlık ile aydınlığın savaşı bu, biri kazanırsa uyur, biri kazanırsa uyanırım, uyanmak zamandan daha zor, (hangi zaman) zaman geçsin uyanmayalım.