Gün geçmiyor ki karşılaşılan durumlara ilişkin şaşkınlığımızı gizlemekte zorlanmayalım.Her geçen bir gün insan ilişkileri geçmişe değin farklılaşarak günümüz modern dünyası içinde allanıp pullanıp bir şekilde bugünlerde tekrardan önümüze çıkıp insanı bir yaşına daha bastırıyor.
Bir tabir vardır,''laciverde boyayıp annesine satmak'',bizler de esasen geçmiş norm ve toplum tarafından kabul görmüş yahut dayatılmış değerleri laciverde boyayıp yeni,modern tarzda benimseyip hayatımızı da o değerlerin etrafında şekillendirmeye başlıyoruz tıpkı geçmişte olduğu gibi.Bundan mütevellit denilebir ki; geçmiş bugünün tekerrürüdür.Geçmişte radyo revaçta idi bugün Televizyon,geçmişte at arabaları kullanılırdı bugün otomobil,bu durum değerlere de yansımış durumdadır.
Bu şaşkınlıkların başında ise en kaba tabir ile ''beğenilme güdüsü'' yer alıyor.Beğenilmek yüzyıllardır insanoğlunun içten içe yaşadığı en büyük temennisidir.Bu temenni,güdü ve duyguyu iki başlığa ayırmak gerekir.Bunlar;
1)Geçmiş-şimdiki dönem beğeni duygusu
2)Modern dönem beğeni duygusu
İlkine tamamen tek taban olarak dış görünüş beğendirme çabası denebilir.Bu beğendirme isteği ilk insandan günümüze kadar sürmüştür,sürmeye de devam edecektir.Bu ne zaman sonlanacak diye bir soru sorulacak olursa, cevabı insanlık neslinin son ferdi bu dünyadan göç edene kadar diyebiliriz.Yani; bir çizelge çizersek ilk insanla başlayıp son insanla son bulacak olan doğrusal bir düzlemde beğenilme duygusu her zaman var olacaktır.
İkinci kısım ise modern dönem beğeni duygusu ve yazının temelini oluşturacak başlık bu olacak.
Bu kısım için ise söze şöyle bir soru ile başlamak istiyorum dünyanın en güçlü cihazı nedir? Bir kamyon mu,yoksa bir tır,yada bir uçak bana sorarsanız dünyanın en güçlü cihazı elimizden düşürmediğimiz telefonlardır