33 hadis|33 yorum
Nasıl daha iyi bir müslüman olurum?
Allah'ın rızasına giden yolda bana ne gibi roller ve sorumluluklar düşüyor? Bu eser bu sorular ekseninde ve birçok hadis ve hadis alimlerine atıfta bulunarak devam ediyor.
Bana göre bu çağda gidilecek bir yol varsa sıratı müstakim ki Allah bizi bu yolda ayırmasın tutulacak bir dal varsa da hadisler ve sünnettir... Belli de dinimizi yeterince tanıyamadığımızdan belki de bir gönül ehliyle karşılaşamadığımızdan derinlikten ve islamın serinliğinden uzağız...Bizleri yeniden diriltecek olan iman konusunda artık kuru laflardan öte gidemiyoruz.
Belki bir nebze de olsa çabamız var... İşte sünnet ve hadislerde çabalarımıza kaynak teşkil edel kutsallarimiz arasında yer alıyor. Bunları değerli hocamın kaleminden öğrenmek bir gönül ehlinden öğrenmek tabi ki ruhumuza yeniden can veriyor.
Kendini yeniden diriltmek isteyenlere...
İyi Müslümanİsmail Lütfi Çakan · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 2019212 okunma
İki günde biten hap niyetine bir kitaptı. İki çocuklu bir anne olarak kitapta kendimden bazı şeyler buldum. Sonu gelmez evhamlar, depresyonlar… ilk bölüm çok hoştu anlaşılırdı ama sonra daldan dala atlayarak afallattı kitap beni. Ortasından itibaren biraz koptum kitaptan.
Bana göre sadece çocukla ilişkisini yazsa daha iyi olurdu Edel, annesi, babası bi arkadaş diye birinden bahsetti o kim hiç anlamadım. 92 sayfalık bir kitaba çok konu sıkıştırılmış oda olmamış.
(Spoiler içerir)
Selamlarr benim için anlamı çok büyük olan bir kitapla karşınızdayım. Yorumunu asla hak ettiği gibi yapamayacağımın farkındayım bu beni üzse de burada bir incelemeyi hak ettiği için şu yazıyı yazıyorum.
İlk olarak bu kitabı okuduğumda ilk üç kitabın ne kadar masalsı(?) olduğunu anladım çünkü aklınıza gelen tümm kötü şeyler tümm kötü hisler bu kitapta var. Yaşananların korkunçluğu ve yazarın hepsinin bize hissettirmesi o kadar kötüydü ki. Çokça ağladım şu kitap için ne kadar gözyaşı ne kadar mendil harcadığımı bi ben bi allah bide şevval biliyor çok zordu. Ama işte en çok sevdiğim kısmı da bu, beni aşırı etkileyebilmesi. Aslında kitapta yaşanacak olayların hepsini ilk iki kitaptan dolayı biliyosunuz ama olayların joey tarafından yaşanması… bakın işte bu ciddili tramva hem de hepsi. Shannonın anlatımında kartopu olan bişey joey de çığa dönüşüyordu.
Joey seni çok çok seviyorum başka bir karakteri bu kadar sevebilir miyim bilmiyorum seni burda öv öv bitiremem keşke senin harika iş çıkardığını her zaman mükemmel bir oğul mükemmel bir baba mükemmel bir abi olduğunu söyleyebilseydim. Marienin senin üzerinde bu kadar etkin olmasına dayanamıyorum ağlayasım geliyor böyle bir hayat yaşadığın için çok üzgünüm. Tabii yaşattıkların için bir şey diyemem. Bağımlılık mevzusunda bi ara bunaldım aiofe ciddili iyi dayandı. Sadece kendini düşünerek fazlasıyla bencillik yaptın. Kendinde değilken yaşananlar ve çevresine yaşattıklarını okumak oldukça zordu hem aşırı sinir oldum hem de çok üzüldüm. Büyükanne ve Büyükbabasıyla olan ilişkisine de değinmek istiyorum. Ne zaman ismlerini görsem içim cız ediyor çünkü joey onları çok seviyor tıpkı onların da joeyi sevdiği gibi hem de koşulsuz ilk defa. (aiofeyi saymıyorum) kardeşleri de tabiki çok seviyorlar ama
Nerden başlasam bilmiyorum. Hangi kısma parmak basmalıyım hangi olayın üzerinde durmalıyım seçemiyorum. Ama bir yerden başlamak lazım, boys of tommen serisinin dördüncü kitabını okudum. Zaten oldukça sevdiğim bir seri ve bu kitabı beğeneceğimi biliyordum, joey ve aoife okumaktan çok keyif aldığım bir çift, ilişkilerinin derinliği beni büyülüyor. Altıyı kurtarmak okuduğumda ilişkilerinin en başını okumaktan çok keyif almıştım ve yine beni etkileyen olaylar olmuştu ama altıyı kazanmak okurken çok daha etkileneceğim olaylar olacağını biliyordum (serinin ilk iki kitabını okuduğum için) ve bu olayları Joe'nun perspektifinden okumanın beni sarsacağının da farkındaydım. Düşündüğüm gibi de oldu inanılmaz derecede etkilendim. Joe'nun yaşadıkları omuzlarındaki sorumluluk altında ezilişi aoife'ya karşı olan sonsuz aşkı, hepsine her kelimeyle şahit oldum..
Herkes joe'nun üstüne öyle fazla gitti ki, okurken öfke de üzüntü kadar hissettiğim bir duygu oldu.
Marie ve teddy beni inanılmaz bir karamsarlığa sürükledi, Marie'nin ruh halini hem anladım hem asla anlam veremedim onun hakkında ne düşünmeliyim bir türlü kafamda oturtamadım.
(Spoi: her şeye rağmen sonunun böyle olması kalbimi parçaladı 24sene boyuna istismara uğramış bir kadındı ve hep her şeyin farklı olmasını diledim)
Joe'nun annesinin sevgisine muhtaç oldukça annesinin onu dipsiz bir kuyuya itişi onu çocuğu değil yalnızca sorumluklarını bölüştüğü biri olarak görüşü korkunçtu. Edel'in joe'nun yarasını sarmasına yardım edeceğinden kuşkum yok ama Joe için kimse Marie olamayacak bunu da biliyorum.
Teddy hakkında konuşmak bile istemiyorum şeytanın dünya üzerindeki haliydi adeta, mutfakta geçen sahnede (detay vermeden üstünden geçiyorum çünkü elim yazmaya bile varmıyor.) nutkum tutuldu kanım çekildi onun hakkında konuşmak
Altı'yı KazanmakChloe Walsh
Herkese selam
Chloe Walsh’un Tommen Erkekleri serisinin dördüncü kitabı Altıyı Kazanmak’ı bitirdim ve dürüst olayım: bu kitap beni gerçekten sinirlendirdi.
Yaklaşık 890 sayfa boyunca okuduğum şey, ilerleyen bir hikâye değil; aynı hataların, aynı kaçışların, aynı yıkımın tekrar tekrar önüme konulmasıydı. Ne Joey ilk kitapta tanıdığım Joey’di ne de Aoife başta sevdiğim Aoife. Üçüncü kitabın sonunda Joey’nin “Sen benden daha iyisini hak ediyorsun” diyerek geri çekilmesi bana umut vermişti. Ama bu cümle bu kitapta tamamen içi boş bir lafa dönüşmüş.
Joey’nin yaşadıklarını inkâr etmiyorum. Ev ortamı, ailesi, bağımlılığı… Bunlar kolay şeyler değil. Ama sorun şu ki Joey, ne kadar canı acırsa acısın, bunu değiştirmek için en ufak bir sorumluluk almıyor. Her zorlandığında yine uyuşturucuya dönüyor, yine kaçıyor. Ve bu kitap boyunca herkes onun için bir şeyler yaparken, Joey’nin kendisi neredeyse hiçbir şey yapmıyor. Johnny’nin annesi Edel, babası John, Aoife, Aoife’nin ailesi… Herkes defalarca onun için çabalıyor, onu ayakta tutmaya çalışıyor. Ama Joey, kitabın büyük kısmında bu çabanın karşılığını verecek en ufak bir adım atmıyor.
Aoife ise beni asıl öfkelendiren karakter oldu. Sevgiyle, sadakatle açıklanamayacak bir noktaya geliyor. Joey’i ne olursa olsun bırakmayacağını bile bile, kendini tamamen ikinci plana atıyor. Bu fedakârlık değil; kendinden vazgeçmek. Ve roman bunu sorgulamak yerine, neredeyse kutsallaştırıyor. Ben bunu okurken romantik bir bağ değil, sağlıksız bir bağımlılık gördüm.
Hamilelik kısmıysa benim için bardağı taşıran yer oldu. Bu bilinçli bir karar değildi, evet. Ama asıl problem bu değil. Problem, her şey bu kadar darmadağınıkken Aoife’nin henüz 18 yaşındayken bu yükü sırtlanmayı “doğru” bir şeymiş gibi görmesi. Okulu var, hayalleri
Joey ve Aoife’nın ikinci ve son kitabı. Seriyi okumayanlar için spoiler barındıracak şeylerden bahsedeceğim o yüzden kitabı okumadan yorumumu okumamanızı öneririm. Bu kitabı çiftin ilk kitabından daha çok sevdim. Okuyanlar gereksiz uzun olduğunu ve tekrara düştüğünü söylemiş kendilerine göre haklı olabilirler ama benim için sorun değildi, olması gerektiği gibi ilerledi. Zaten seri sadece olay değil duygu/durum hikayesi olduğu ve karakterlerin içsel çatışmalarına odaklandığımız için rahatsız etmedi beni. Çok severek okudum. Joey ve Aoife yine çok zorlu bir süreçten geçip nihayet mutlu sona ulaştığı için mutluyum. Joey’nin baş etmesi gereken o kadar dert vardı ki, o yaşarken ben yoruldum. Bağımlılığı, ebeveynleri, kardeşlerinin (Shannon) içinde bulunduğu durum vs. gerçekten çok zordu. Aoife'nın her şeye rağmen Joey'nin yanında olması, onu sevmeyi asla bırakmaması ve ona her zaman inanmak için bir sebep bulması çok anlamlıydı. Başkası olsa çoktan pes eder, pes etmekte de haklı olurdu. Çünkü sevmek her zaman her şeyi çözmez maalesef. Öyle bir kitap ki karakterlerin hatalarına bile kızamıyorsunuz çünkü ellerinde olarak yaptıkları şeyler değil. Shannon’ın yaşadıklarını Joey’nin bakış açısıyla okumak da kesinlikle aynı etkiyi yarattı diyebilirim. Lynch kardeşlere bayılıyorum. Umarım onların da kitapları gelir. Ayrıca Edel ve John Kavanagh'a da bayıldığımı söylemek istiyorum, bu kitapta Edel'in hikayesine çok vurgu yapıldığı için onların da kitabının gelebileceğini düşünüyorum. Aoife’nın ikiz kardeşi Kevin’a ve Joey’nin abisi Darren’e çok sövdüm. Aoife'nın hiç kimseye eyvallahının olmaması herkese had bildirmesi muazzamdı. Joey'nin dediği gibi tam bir Kraliçe. Kitabın sonunda Joey’nin dönüştüğü adamla gurur duydum. Aoife ile ikisi çok güzel büyüdüler. Muazzam bir abiydi,