Kitap okumanın dünyadaki en büyük
zevk olduğunu ben biliyorum.Bir tek aklım var ama okuduğum
her kitaptaki insanın aklına yaslıyorum kendi aklımı.Tarihin en büyük romancıları, düşünürleri,filozofları sizin
arkadaşınız oluyor.
Stanford Üniversitesi'nin ünlü doktoru Psikiyatr David Burns depresyonla doğal üzüntü arasındaki farkı şöyle izah ediyor: "Depresyondaysanız, olumlu olan her şeyi filtreleyen bir gözlük takmış olursunuz. Artık bilincinize takılan her şey olum- suzdur. Bu zihinsel filtre'nin farkında olmadığınız için her şeyin gerçekte de olumsuz olduğuna kanaat getirirsiniz. Bu işlemin teknik adı seçici odaklanmadır. Sizi gereksiz acılara sürükleyen kötü bir yaklaşımdır bu... Sağlıklı üzüntü ile depresyon arasın- daki fark nedir? Ayrım çok basit... Üzüntü; yaşanan olumsuz bir olayı çarpıtmadan tarif eden, gerçekçi algılar tarafından mey- dana getirilen, normal bir duygudur. Depresyonsa, daima, bir şekilde çarpıtılmış düşüncelerin neden olduğu bir hastalıktır.
Schopenhauer kusursuz bir dünyanın hayalini kurmuş ve şu düşüncelere ulaşmış: "Tüm dilekler anında kabul olsaydı
insanlar kendilerini neyle meşgul eder, nasıl zaman geçirirlerdi? Her işin kendi kendine olduğunu, nar gibi kızarmış hindilerin etrafta uçuştuğunu, âşıkların hiç aksilik yaşamadan kavuştuğu- nu ve hiç zorlanmadan ilişkilerini sürdürdüklerini hayal edelim. Böyle bir yerde bazıları can sıkıntısından ölür, ya da kendini asar, bazıları kavga edip birbirini öldürür, böylece doğanın onla- ra şimdi verdiğinden daha fazla zarara kendileri sebep olurlardı."
Arapçadan dilimize geçen 'imza' ve 'mazi' kelimeleri, aynı köktendir. İmza, iş bitince, yani mazi olunca atılır. Mazi, yani geçmiş, altına imza attığımız bir şeydir ve geri döndürülemez. İnsan geçip gitmiş günlerdeki olumsuzlukları akılda, hatırda, hafızada sıcak tutarak, var olan sabrı geçmişe de yöneltir ve bugüne lazım olan sabır gücünden olur; bu yüzden şimdi ya- şadığı musibet ona olduğundan daha büyük, mevcut dayanma gücüyse gerçekte olduğundan daha az görünür.