Edip Ferhan Çiftci

Edip Ferhan Çiftci
@edipferhan
EFSA Yayıncılık - Avare Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Kitap basımı için iletişime geçebilirsiniz... Son Sahne Yalnızlığımın
Bu Aşk Burada Biter
Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider. Ataol Behramoğlu
Aşk
Reklam
Çağdaş Bir Ürperti - İsmet Özel
Anarak buruşuk memelerini bezgin günlerin geçiyordum hüznün arkalarından döşümde şehrin ahengini bozan ay resimleri ve geceyi korkutarak durduran tasarımlar. Geçtim kara yağlar sürünerek kara yağlar sürünerek büyüdüm cani bir kadınla yattım ve beynim kırık bir suyun yüzünde yorgun yürüdüm. Ki asfalt orada bitiyordu orada romorklar kalay ve manganez ölüleri şehrin derin iskeletini sarsıyordu. Yırtık tüller halinde yağan yağmur boğazımdaki havlayış karartısı piyango gişeleri. Ve asfalt orada ve asfalt cinsel kavramlarla halkların kalkışını anlatıyordu onların çavlanını durdurmak için suçlar, kocamış kuşlar bulundu koynum bir yangın çıkartıp siniyordu koynuma. Kadınlar geçiyordu doğurgan - ve diri kızlar turfanda yalnızlıklar almak için dünyadan ve ben gövdemi denkleştirmek için doğaya dineldim dineldim
Şiir
İsmet özel - naat
Güneşin Koskoca beldeye suskunluk yaygısını serdiği Yazlar yok Yok artık altında suskun yolları saklı tutan Karla örtülmüş kırların kışı Gitti giden, yerine gelmedi başka biri Orada Duyumsatmadı kendini hiçlik bile Belli ki son yüzyılımız göğsümüzden Varla yok harman eden sesi uçursak Diye bize verildi Yetti bir yüzyıl böcekler ve otlarda Soluyuş izlerimiz silmek için
İsmet özel - naat
Ne yesek Lokmaya vurulur gibi değil Yuduma gelmiyor içtiklerimiz Dernekler toplanıyor dışta tutmak için Kanat vuruşlarını yumuşak tutan etkeni Utançlı sessizliği tanımaz kalemlerle Kapanıyor bilanço Top mermisi, kör testere Defalarca boyanmış çaput parçaları Sıkıştırdık günlerimiz arasına ki Serazat kahkahalar atalım Yapmacıktan nefretimiz Sebep olsun kavgamıza Bekleyiş arzından kovsunlar bizi Ne yemen biraz öncemiz diyelim Ne biraz sonramız meksika
İsmet Özel - Bakmaklar
Oysa babam bilirdi yaşadığını abdest alırdı çünkü Anlatacak şeyleri vardı, eğilip kalkmaları Dualar okuması, doğum sancılarıyla bırakıp gitmesi anamı. Ah, göğe uzatıyorum bir cumartesiyi Hayın bir çalgıyı kuşanıyorum göğün huysuz kuşlarıyla GÖK! Bir kahkahaya geçirdikçe dişlerimi Bir tabut kalmıştır akşam olmaya Bir tabut beklenen bir aydınlıktır Beklenen bir ses gibi avlularda. Anam kirli serin penceresinde doğanın Uykusu ayaklanır kanı birikir saçlarına Gözlerine uyuşuk bir hınç siner artık Ölü bir erkeği almıştır yatağına O soğuk ölüyü, o kurutulmuş anıyı Birdenbire benim ağzıma takılır her şey Giderim akşama özgü göğsümü açmaya.
Şiir
Reklam