Oysa babam bilirdi yaşadığını abdest alırdı çünkü
Anlatacak şeyleri vardı, eğilip kalkmaları
Dualar okuması, doğum sancılarıyla bırakıp gitmesi anamı.
Ah, göğe uzatıyorum bir cumartesiyi
Hayın bir çalgıyı kuşanıyorum göğün huysuz kuşlarıyla
GÖK! Bir kahkahaya geçirdikçe dişlerimi
Bir tabut kalmıştır akşam olmaya
Bir tabut beklenen bir aydınlıktır
Beklenen bir ses gibi avlularda.
Anam kirli serin penceresinde doğanın
Uykusu ayaklanır kanı birikir saçlarına
Gözlerine uyuşuk bir hınç siner artık
Ölü bir erkeği almıştır yatağına
O soğuk ölüyü, o kurutulmuş anıyı
Birdenbire benim ağzıma takılır her şey
Giderim akşama özgü göğsümü açmaya.