“Şimdi artık yaşayan her şeyin
bir sesi ve kanı var.
Şimdi artık tir tir titreyen,
ümit içinde kıvranıp
sabahları üzülen
yer ve gök;
adımlarının ve nefesinin altında
tan ağartısıyla örtülüyor.”
“Senin hayatın benimki gibi olmayacak.Sen sağlıklı olacaksın,benim gibi öksürmeyeceksin,benimkinden daha iyi ve daha uzun bir hayatın olacak.Saygı göreceksin. Üzerinde bu iğrenç,asla çıkmayan lanet koku olmayacak. Sen saygın bir insan olacaksın.Kimse,köpeğin önüne atar gibi,yiyecek artıklarını atmayacak sana. Bir daha asla ne başını ne de bakışlarını yere eğmek zorunda kalacaksın.”
Smita kızına bütün bunları söyleyebilmek isterdi.Ancak nasıl söyleyeceğini bilmiyordu.Kızına umutlarından,aklındaki çılgın hayallerden,karnında uçuşan kelebeklerden nasıl bahsedebileceğini bilmiyordu.
O yüzden Lalita’ya doğru eğilip sadece, ‘Hadi git…’ demekle yetindi.