3/10
·524 syf.··
2026 1. kitabı
KEMAL SKTİR GİT Bİ SİGARA İC KENDİNE GEL Kitabı okurken cok fazla yerde bu sekilde kemale kızdıgım icin baslıga yazmak istedim Bol spoiler icerir! Evet "Hepimiz en olmadık kişiye tutuluyoruz." ama bu bir omru sadece bir degil gerci birden fazla omru heba etmeye deger miydi uzerine tartısılabilir bi konu. Kitabın konusunu bilmeyen ogrenmeyen yoktur zaten acıklamadan fikrimi belirtmek istiyorum. Kemalin Fusuna duydugu seyin tamamen takıntı oldugunu dusunuyorum. Ozellikle Fusun evli olmasına ragmen 8 yıl boyunca neredeyse her gun evlerine gitmesi ve her ziyaretinde ESYA CALMASI normal "sadece asık" bi insanın yapabilecegi seyler degildi. Fusunun o 8 yıl icerisindeki hareketlerine de pek anlam veremedim, kocası Feridunun hareketlerine de anlam veremedim genel olarak ben bu kitaptaki hic bir karaktere anlam veremedim. Hikayedeki tek masum kisi bence sofor Cetin beydi. Keske Fusunun o zamanki hislerini dusuncelerini de okuyabilseydik belki arkadası tarafından ya da geride bırakılan mektuplar falan belki cunku ben Fusunu gercekten merak etmistim mesela onunki de takıntı mıydı yoksa gercekten asık mıydı ya da o kadar sene neden Feridundan bosanmadı bunları bi de Fusunun bakıs acısıyla okumak isterdim. Bana gore YAS FARKI da hic normal gelmiyo da o konuya girmeyeyim. Acıkcası kitabı bitirme sebebim sınavlar yaklasınca ders calısma dısı her seyi yapma isteginden gelen bir gazla oturup 2 gunde bitirmemdi cunku 2 ay boyunca yanımda gezdirip durdum belki bi 2 ay daha gezdirirdim cunku akıcı degil kitap ozellikle ortadaki 200 sayfa falan bıktırdı beni baya. UZUN LAFIN KISASI bir daha okur muyum asla. Dizisi cekilecek kadar guzel bir hikayesi mi var ona da hayır bence. Kitabı bu kadar meshur yapan da muzesinin olması sanırım yada sadece populer kulturun sisirdigi baska bir kitap
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,5bin okunma
My Big Pony
8/10
·576 syf.··
2025 125. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 00:01
Hikayemiz ana karakterimiz Mila’nın görevli olduğu kütüphanenin kitaplarının askerler tarafından toplanmasıyla başlar. Mila ne kadar öğrenmeye çalışsa da kitapların neden toplatıldığını öğrenemez ve askerlerin ağzından laf alamaz. Çok geçmeden askerlerin üstünü kapatmaya çalıştığı şeyi kendi keşfeder: Mavella isimli bu küçük köye bir Pegasus gelmiş ve büyük bir tedirginliğe neden olmuştur. Mila tesadüfen varlığını fark ettiği bu pegasusla kısa sürede bir bağ kurar, öyle ki daha birkaç gün önce hayatına giren bu büyüleyici varlığın yokluğunun düşüncesi bile onu boşluğa sürükler. Ancak bu mutluluğu kısa sürer çünkü köyü Mavella, bir feniks tarafından yakıp yıkılır. Köyünün yakılmasının ardından Mila’nın dostu olan Pegasus onu apar topar kendine ait bir diyara kaçırır, Volante’ye. Feniksin de ait olduğu bu dünya Mila’ya tamamen yabancıdır ama gidecek başka bir yeri yoktur ve feniksin binicisini bularak yok olmuş evinin intikamını almak istemektedir. Dolayısıyla oraya uyum sağlamaya ve hakkında hiçbir şey bilmediği Volante evreni hakkında her şeyi öğrenmeye çalışır. Uzun bir süreçte okuduğum bir kitaptı görebildiğiniz üzere. Bunun bir nedeni arkadaşlarımla beraber okumam, diğer nedeni de biraz kitapla alakalı. Kitabı genel olarak sevdiğimi belirtmek istiyorum her şeyden önce. Okurken bazı notlar aldım, şimdi sırasıyla artılarından ve eksiklerinden bahsetmek istiyorum. Hoşuma Giden Noktalar: İlk olarak Pegasus teması bence gayet özgün. Aylar önce biri benden unicorn temalı kitap önermemi istemişti (hâlâ o kişiye kitap öneremediğim için dertli olduğum belli oluyor mu) ve o kişi sorana kadar atlar üzerine yazılmış bir fantastik kurgu okumadığımı fark etmemiştim. Hatta bu temaya sahip kitap da duymadım??? (İlkokuldayken okuduğum Tekboynuz Vadisi alınma cnm). Dolayısıyla
Kül KanatAlmina Taner · Athica Yayınları · 2025140 okunma
Reklam
devam kitapları arasındaki en iyi kitaplardan birine övgüler
10/10
·384 syf.··
2025 8. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2025 22:21
kitabı okurken bes kere falan ağladım. zorlamadan öyle güzel yazmış ki. ilk 200 sayfa bi tık ağır gidiyo, oyunlara kadar olan kismi biraz fazla uzatmış bence ama sıkmıyor, geri kalanı aşırı hızlı akıyor insan kitabı düşünüyor elinde değilken de. okurken, insanı salak yerine koymayan gercekten onem veren bir yazarı okuduğumu tekrar farkettim. kitabın sonunu biliyoruz, süpriz hic bir şey yok ama yine de o kadar şeye şaşırıp merak ettim ki. ve oyun o kadar detaylı ve zekice yazılmış ki. zatwn devam kitabı, zaten okunacak diye baştan savılmamış. benim hic beklemediğim yerler vardı, gerçekten üzerine düşünülmüş ve kaliteli bir kitap olduğunu düşünüyorum. okurken cok zevk aldım ve cok mutlu oldum bundan dolayı. ancak sanıyorum ki yayınevine bağlı yine edit hataları vardı, devrik cümleler yanlış yazılmış kelimeler, bir önceki okuduğum kitaba göre çok daha azdı ama yine de vardı o yüzden yayınevine bağladım. kitap cıkarmak da phalı bir şey biliyorum ama bu kadar para verip hata görmek insanı üzmüyor değil. ama okurken müthiş keyif aldım süperdi. ben kuşların ve yılanların sarkısındaki karakterlere pek ısınamamıştım nedense, bu kitap daha sıcak ve samimi geldi katnisse ısındığım gibi ısınabildim ve duyguları hissedebildim.
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025873 okunma
Atatürk ve onun mirası
8/10
·599 syf.··
Beğendi
·
2022 11. kitabı
·
135 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2022 11:20
Nutuk 200 sayfa Atatürk bu kitabı 46 yaşındayken (1927) yılında yazmaya başlamış ve o seneyi nutuğu yazmak için ayırmış.Atatürk’ün samsuna çıkması ile başlayan yolculuk cumhuriyetin kurulması ile bitiyor ancak kitaba sadece olayların sırası ile bakmak doğru olmaz,ana tema ulusal bağımsızlığın ne derece önemli olduğu ve bu (kitapta kutsal hedef diye geçiyor)hedefin başarılması için girinilen zorluklar şeklinde ele alabiliriz.Kitabın başlarında bağımsızlığın Atatürk için ne kadar önemli olduğunu şu cümle ile anlıyoruz”Böyle bir Ulus tutsak yaşamaktansa yok olsun daha iyidir”.Ulusal bağımsızlık fikrinin anlaşılması ve gelecek nesillere aktarılması için kaleme alınan bu eserde Atatürk kapanışı gençliğe hitabe ile yapıyor. Ülkemizin zor zamanlardan geçtiği şu günlerde bir Türk genci olarak ne yazık ki beni kendime getirmeye yetmedi,yetemedi..çünkü durum Atamızın gençliğe hitabesinde de dediği gibi “Ülkenin içinde iktidara sahip olanlar aymazlık ve sapkınlık ve hatta hainlik içinde bulunabilirler.Hatta bu iktidar sahipleri,kişisel çıkarlarını istilacıların siyasi emelleriyle birleştirebilirler”.Ben artık artan hayat pahalılığından,gizlice araplar tarafından işgal edilen ülke gündeminden çok sıkıldım ve bunun için hiçbir şey yapamamaktan da ayrı bir üzüntü içerisindeyim.Temennim odur ki güzel ülkemizin tüm sorunları yakın gelecekte iyi bir şekilde çözülür yoksa bizleri iyi günler beklemiyor.. Edit: Kitabı telgrafların bir kısmını ve birkaç detay verilen yerleri atlayarak tamamladım 2. kısım(300+) daha etkili ve güzeldi özellikle inönü zaferlerinden sonra gelişen olayları Atatürk'ün bakış açısından görmek muazzam oldu.Bence her türk gencinin alıp karıştırması ara sıra bakması gereken bir eser.Kitapta Atatürk'ün okullarda bahsedilen ileri görüşlülüğünü,verdiği kararların arka
1000Kitap
NutukMustafa Kemal Atatürk · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202334,4bin okunma
Objektif bir inceleme
1/10
·512 syf.··
2021 241. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2021 15:05
Genelde düşük puan vermem ama dürüst bir şekilde 1/10 neden mi? Kitabı kapağına göre yorumlamamanız gerektiğini en iyi anlatan kitap bu olabilir. Oldukça süslü ama içi -bir iki söz dışında- boş bir kitap. Yapılan bir ton reklam ve bu yüksek puan, ilginç görünen konusu beni bu kitabı okumaya itti. 9 Puan alması gerçekten çok çok çok enteresan. Sanırım sadece genç wattpad kullanıcıları puan vermiş. Abartısız bir şekilde söylüyorum ki bu kadar gereksiz ve uzun betimlemeler olmasaydı bu kitap max 150 sayfa olurdu. Hatta 100 sayfa bile olabilirdi. Akıcı anlatımın "A" sı yok. Sıkıcı ve boğucu. Asıl sorun ve profesyonellikten uzak olan durum betimlemelerin uzun olması değil. Her sayfada 2-3 kez aynı uzun betimlemenin tekrar edilmesi. Aptal değiliz bu kadar çok tekrara gerek yok. 16 yaşlarında romantizm aşığı ve betimleme heveslisi bir genç değilseniz vaktinizi boşa harcamayın derim. Giriş bölümü fena değildi 5/10 Gelişme bölümü 2/10 olaylar neredeyse bağlantısız, 100-200 sayfada bir, ancak birkaç cümlelik gelişme var. O da şanslıysanız. Ana karakterin her olay karşısında tepkileri hisleri uzun uzun anlatılıyor, bunun dışındaki olaylarda yukarıda bahsettiğim gibi, çok ama çok kısa. Ayrıca vermesi gerektiği havayı veremiyor kitap. En azından bir yetişkin için. Uzun olmasına karşın veremiyor. Sonuç 0/10 çünkü ortada bir sonuç yok. Sanırım birçok kitaptan oluşan bir seri olacak, gereksizce aynı şeyleri her sayfada defalarca tekrar eden bir kitap olmasaydı, serinin 4-5 kitabı 1 sağlam kitap edebilirdi. 500. Sayfa da bile belki 1000.Kez uçurum mavisi gözlerinden ve onu nasıl etkilediğinden uzun uzun bahsediyor. (Sadece betimlemeler değil, diyaloglar için de durum maalesef böyle.) Benim için tam anlamıyla hayal kırıklığı ve vakit kaybıydı, okuduğum en kötü kitaptı
Edebiyat
İçi̇nde Bi̇r Sen - 1Binnur Şafak Nigiz · Dokuz Yayınları · 20203,965 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2020 6. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2020 20:57
Çok sorunlu bir kitap. Öncelikle tezden kitaba dönüştürülmüş olması, akılda daha da fazla soru işareti bırakıyor. Kitabın büyük bir bölümü AKP propagandası. Kitap üçe ayrılmış diyebiliriz, Avrupa kötü, Avrupa Birliği bize kötü davranıyor ve Türkiye/müslümanlar kötüyse bakın bizden daha kötüleri var. Türkiye'nin hiçbir şeyi yanlış yapmadığını ve atılan her adımda AB'nin suçlu olduğunu söylemiş. İlk düşündüğümde, acaba kitap sadece AB'nin tutumunu mu ele alıyor diye düşündüm ancak AB-TR ilişkilerini ele aldığını iddia eden bir kitapta iktidara toz kondurmadan 200 sayfalık kitap yazabilmek yetenek ister. Bu arada Türkiye'den nefret eden herkes, İsrail yanlısı bu kitapta. Gezi'yi şiddet eylemi, yabancı medya pompalaması bir mesele olarak göstermiş ve bu medyaların objektifliğinden dem vurmuş. Türkiye'deki iktidar yanlısı medyanın, iktidar düşmanı olan yerli ve yabancı medyaca eleştirilmesini eleştirmiş. Çok yazık. Edit: Kitapta Atilla Yayla'dan "Türkiye'nin önde gelen liberal düşünürlerinden" diyerek bahsedilmiş. Bu kitabın Liberte'den çıkması için yalakalık amacıyla mı yazılmış yoksa yazar gerçekten böyle mi düşünüyor bilmiyorum. İki türlü de kötü.
Avrupa Ailesindeki Üvey Kardeş TürkiyeOğuzhan Yanarışık · Babıali Kültür Yayınları · 20132 okunma
Reklam