Üzüntü: Kesinlikle önermiyorum. Türkçe'si bozuk bir kitap!
1/10
·108 syf.·
2026 1. kitabı
Üzülerek belirtiyorum: Kitap bozuk bir Türkçe ile kaleme alınmış. Yayıncı, editör ve yazara hiç yakışmamış. Ayrıca -her ne kadar bir yazar herhangi bir savunma noktası oluşturmak zorunda olmasa da- birbirini değilleyen ifâdelerle dolu bir kitap. Yazar, çoğu zaman kendini tekrar eder hâle gelmiş. Yazım dilinden sonra en büyük kusûru da usüllere uygun atıf ve kaynakça sistemi olmayışı. Keşke sıfır (0) yıldız imkânım olsaydı.
Daimonik AlanNil Göksel · Akademim Yayıncılık · 20235 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 29. kitabı
AMOK KOŞUCUSU - STEFAN ZWEIG Herkese merhaba kitapsever dostlarım, bugün sizlere Stefan Zweig’in kaleminden çıkan “Amok Koşucusu” kitabıyla geldim. Bu kısa ama etkileyici eser, insan ruhunun karanlık taraflarını ve bir takıntının insanı ne denli yıkıcı bir noktaya sürükleyebileceğini gözler önüne getirmektedir. Haydi gelin kitabın yorumuna geçelim, lafı çok uzatmadan. Hindistan’da görev yapan bir doktorun hayatı, bir gece yardım isteyen gizemli bir kadınla karşılaşmasıyla tamamen değişiyor. Toplumun yargılarından korkan kadın, doktorun yardımını gizlice almak ister. Ancak doktor, mesleğinin gerektirdiği tarafsızlığı koruyamaz ve kadına karşı hissettiği tutkunun etkisiyle büyük bir hata yapar. Kadının onu reddedip gitmesinin ardından ise derin bir pişmanlık duygusuna kapılır. İşte tam bu noktadan sonra hikâye bambaşka bir boyuta taşınıyor. Doktorun kadını bulma çabası zamanla mantığın sınırlarını aşan bir saplantıya dönüşüyor. Malayların "amok" dediği, insanın kendini kaybettiği o çılgın koşu hâli, doktorun ruhunu ve hayatını adım adım ele geçiriyor. Stefan Zweig, doktorun yaşadığı vicdan azabını, çaresizliğini ve giderek büyüyen takıntısını öylesine güçlü bir şekilde aktarıyor ki okurken onun iç dünyasının karmaşasını hissedebiliyorsunuz. Akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor ve kısa olmasına rağmen okuyucuyu derinden etkileyen bir hikâye ortaya çıkıyor. Yalnızlık, tutku, pişmanlık ve psikolojik gerilim üzerine kurulu bu eser, insanın bir anlık hatasının nelere mal olabileceğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kısa sürede okunabilecek ancak etkisi uzun süre hissedilecek kitaplardan biriydi. Keyifli okumalar... ALINTI “Her şeyi saklamak o kadar güç ki insan boğuluyor gibi oluyor.” Hazırlayan: Alican Ger Editör: Deniz İmre
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
GÜÇ TAHTI
6/10
·312 syf.··
2026 28. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 11:33
Herkese merhaba Yeni serimize merhaba diyorum.. rina kenttimiz gelmiş, hemen alıp okuduk tabi... bu aralar kendisinden hiç haz etmesemde ( devamlı gay kitabı yazıyor sınırlerimi bozuyor) merak ettiğimiz adamlar var yani onlara devam etsen ama gay olmayanlar heto olanlardan bahsediyorum. puan : 5,5 dan 6 dır hahahah Zaten gay kitaplarıda bana fazla ütopik geliyor, mafya liderlerin oğulları gay fılan fılan... neyse sınırlenmeye başlıyorum yoksa yazacam yazacam... Gelelim kitabımıza; diğer kitaplarda en merak ettiğim karakterlerden biriydi Ria, o kadar erkek egemenlığı içinde tek başına mücadele eden kadın karakteri kım olsa merak ederdi.Ama aynı şeyi erkek karakter için diyemeceğim, kendisinden hiç haz etmedim valla,ria neden bu karakter yazılmış anlamış değilim... Kitabın konusu bakında gayet güzel intikam ve bunun üzerinden anlaşmalı evlilik ve güçlü kadın karakter en sevdiğimizidir. Ama zaten 300 sayfa olan kitabın 200 sayfasını kyle seks oyuncuları ile Ria’yı taciz etmesini okuduk... bu arada en sevmediğim olaydır smut sahnelerde seks oyuncaklarının kullanılmadı ama kyle beyfendisi sevişirken hoşlanmıyormuş ama karısı erkeklerin olduğu toplantılarda karısına seks oyuncuğı ile taciz etmesi tahrik ediyormuş .. iğrençç hiç beğenmedim... bide Kyle gerçektem kötü bu arada, ıntıkam için yol alışı fılan kendince mutlaka sebebleri var bu kitapta bilmıyoruz. 2. Kitapta anlıyacağız herhalde ama bu kitapta kyle hiç sevemedim. Ria sevdim ben... kitap aktı gitti tabi, Bence aşırı basit yazılmış bir kitap daha iyisi yaza bilirdi bence rinacık ama neyse gaylerden bin kat daha iyidir zaten... seriye hemen devammm.. sonu baya heyecanlı bitti. Bu arada ren yayınevini ilk önce tebrik etmek istiyorum bekletiltik ama anında serinin 2 kitabını cıkarttıkları için tşk ederim ama
Dark romance
Güç TahtıRina Kent · Ren Kitap · 2026147 okunma
9/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
ŞAHİKA ~ FATMA ERDEK İçerik; Dram Geçmiş-bugün zaman döngüsü Alzheimera yakalanan bir kadın Başarılı bir editör Gizemli bir aile dostu Unutulamayan acılar Türk filmi tadında 416 sayfa Selam dostlar…Haftaya güzel başladık.Çünkü şahane bir kitap okudum geçtiğimiz günlerde.Yazarla tanışma kitabım oldu. Ben çok sevdim eminim siz de hem kalemini hem kurgularını çok seveceksiniz. Gelelim yorumuma… Karen ani bir kararla Belçika’dan Türkiye’ye gelen, oradaki mesleğinden bambaşka bir mesleğe geçiş yapan, önemli bir ajansta çalışıyordur.Yeni işi Isparta’da yaşayan Şahika Giray isimli zengin bir hayırseverle röportaj yapmaktır. Bu patronu için önemlidir çünkü Şahika Hanım kimseyle röportaj yapmayan özel bir insandır. Karen kabul eder ve iki yıl önce bir davette karşılaştığı Şahika Hanım’ın Isparta’daki evine konuk olur. Yine aynı davette geçmişinde derin yaralar açan ve vicdan azabıyla kavrulduğu birine benzettiği bir adamı da bu evde görünce şaşkına döner. Bu bir tesadüf olamayacak kadar karmaşık bir hâl alır. Çünkü Aral isimli bu aile dostu Şahika için çok önemli bir insandır. Aralarındaki bağ aklını kurcalasa da duygularına hâkim olamaz. Bir yandan ara ara krizler geçiren, unutkanlığı nükseden Şahika Hanım’ın günlüklerinden hayatına dâhil olurken bu kadına büyük bir sevgi beslemeye başlar. Zaman geçtikçe hem Şahika için hem de Karen için geçmiş yararları açıp iyileştirmenin vakti gelmiştir. Peki Aral bu hikâyenin neresindedir? Âdeta bir Türk filmi izler gibi okudum bu güzel kitabı. Şahika’nın yaşadıklarına cok üzüldüm. Yine çocukluk travmalarının geldiği noktayı görüyoruz. Sahtekâr bir eş, fırsatçı insanlar, paraya tapan tipler ortaya çıkıyor ve bir hayatı kökten değiştiriyor. Fakat iyi insanlar da tıpkı Sina Bey gibi o kalbi yaralı çocuğu nasıl iyileştirebileceğini
ŞahikaFatma Erdek · Ephesus Yayınları · 202583 okunma
7/10
·280 syf.··
2026 8. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 01:12
Uzun süredir polisiye okumadığım için sanırım aşırı hızlı bir şekilde bitirdim kitabı. Bu türü çok özlemişim. Kitabın akıcılığınında bunda payı büyük tabii ki. Sıkmıyor, her şey kısa bir süre içinde ve hızlıca anlatıldığından bir anda bitti kitap. Bazı yerlerde mantık hataları ve fazla havada kalan yerler vardı. Yazarın ilk kitabı olduğundan normal diye düşünüyorum. Baştan beri Lola sandığım kişinin o çıkmaması beni çok şaşırttı ama bir o kadar da üzdü. Mutlu bir sonla bitmesini onun kurtulmasını çok isterdim. Kitabın adı ilk başta “Bu Benim Adım Değil” diye çevrilmiş sanırım iç sayfaların tamamında bu yazıyor ama dış kapak “Ben O Değilim”. Çook acemice bir hata. Sorun editör de mi, çevirmende mi yoksa yayınevinde mi? Dikkat edilmesi gerekirdi diye düşünüyorum. Kitap güzel olmasına güzel ama 3 tane ergenin ağzından yazılmış bazı yerleri üf ne konuşuyor bunlar diye atlamak istedim. Gerçekten zamanın gençleri bu kadar salak ve laubali mi? Çerez niyetine okunur.
Edebiyat
Ben O DeğilimMegan Lally · Beta Byou · 2026200 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 27. kitabı
NAİM BABÜROĞLU / KURTULUŞA GİDEN YOL Herkese merhabalar, bugün sizlere Naim Babüroğlu'nun kaleminden çıkan "Kurtuluşa Giden Yol" kitabıyla geldim. Önce bir çocuğun merakıyla başlayan bu yolculuk, sayfalar ilerledikçe bir milletin yeniden doğuş destanına dönüşüyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca geçmişi anlatan bir kitap değil; vatan uğruna verilen mücadelenin, inancın ve fedakârlığın yüreklerde yeniden canlanmasını sağlayan güçlü bir eser. Ülkü'nün eline geçen eski notlarla başlayan hikâye, bizi yıllar öncesine Anadolu'nun en karanlık günlerine götürüyor. İşgal altındaki topraklarda umudunu kaybetmeyen insanların direnişine, yokluk içinde verilen büyük savaşlara ve bir milletin küllerinden yeniden doğuşuna tanıklık ediyoruz. Her sayfada, bağımsızlık ateşini yakan Mustafa Kemal'in kararlılığı ve halkın sarsılmaz iradesi hissediliyor. Kitap, çocukların anlayabileceği sade bir dille yazılmış olsa da anlattığı mücadele son derece büyük ve etkileyici. Açlıkla, yoklukla ve imkânsızlıklarla sınanan insanların vatan sevgisi karşısında hayranlık duymamak mümkün değil. Ülkü'nün geçmişi keşfederken yaşadığı şaşkınlık ve hayranlık, okura da geçiyor ve tarihe bambaşka bir gözle bakmasını sağlıyor. Kurtuluşa Giden Yol, yalnızca bir tarih hikâyesi değil; cesaretin, umudun ve bağımsızlık uğruna verilen destansı mücadelenin çocuk yüreklerinde yeniden hayat bulduğu anlamlı bir eser. Okurken bir milletin nasıl ayağa kalktığını hissediyor, bugün sahip olduğumuz özgürlüğün hangi fedakârlıklarla kazanıldığını bir kez daha anlıyoruz. Bu yönüyle kitap, geçmişten geleceğe uzanan güçlü bir saygı duruşu niteliğinde. ALINTILAR "Çocuklar mutlu olursa ülke aydınlanır. Çocuklar güçlü olursa devlette güçlü olur." "Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar." "Geldikleri gibi
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 011 okunma