16 taneden oluşan kısa hikâyeleriyle Hasan Ali Toptaş, lisanını, tasvirlerini ve kelime kurgusunu olağanüstü bir biçimde kullandığını düşündüğüm ender yazarlardan biri oldu benim için. Bir kitabı tane tane, ondan zevk alarak okumak tam da bu sayfalarda olan şey.
Zaman ve mekân karmaşası içinde gerçekle hayâlin birbirine karıştığı bu fantastik dünyada kendinizi kaybediyorsunuz. Okurun olayların başı ve sonu arasında bocalamasıyla yazar, nasıl farklı bir yazı ve kurgu tekniği sunduğunu gösteriyor. Bu nedenle hikâyelerin çoğu zaman iki kere okunması gerektiğini söyleyebilirim. Cümleler arasında mekik dokuyarak hâfızanızı taze tutmanız, uyku ve uyanıklık hali arasındaki mesafeyi iyi ayarlayabiliyor olmanız gerekebilir.
Nihayetinde büyülenmiş bir şekilde kapatacağınız kitapla peşinizi bırakmayan kocaman bir toz bulutu kaplayacak zihninizi...
Nazan Bekiroğlu'ndan aşkın cezbedici kalemiyle ahenkli, akıcı ve şiirsel bir anlatım. Tanıdık bir hikayeyi edebi bir lezzet farkıyla okuyup görülmeyeni görünür, bilinmeyeni bilinir kılan bu eserle tanınmamış bir heyecanın içine sürükleniyorsunuz.
Tarihin olaydan taştığı, kalbin sözcüklerde sükûn bulduğu bir eser olan “Yûsuf ile Züleyha” alışılmışın dışında, Yûsuf'tan çok Züleyha'nın aşkına tanıklık ediyor. İki kişinin de ötesinde, her karakterin kalbi üzerinden akan mürekkeple “Yûsuf ile Züleyha” derin mânâ ve enfes üslup içeren çok özel bir hikaye.
Yûsuf ile ZüleyhaNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202517,6bin okunma