Elma olgunlaşınca düşer; niçin düşer? Ağırlığı onu yere doğru çektiği için mi? Sapı kuruduğu için mi, güneşten kızardığı, ağırlaştığı, rüzgar onu sarstığı için mi, aşağıda duran erkek çocuk onu yemek istediği için mi?
Sebep hiçbiri değil. Bütün bunlar sadece her türlü hayati, organik, içgüdüsel olayı doğuran şartların bir araya gelmesidir. Elmanın, dokusu bozulduğu için düştüğünü ileri süren bitki bilimci de, aşağıda duran, kendisi yemek için elmanın düştüğünü, bunun için dua ettiğini söyleyecek bir çocuk kadar haklı olacaktır.
Her insanda hayatın iki tarafı var: Birincisi kişisel hayat, ki ilgileri ne kadar soyutsa o kadar özgürdür; ikincisi içgüdüsel hayat, kovan hayatı, ki insan burada zorunlu olarak kanunların ona emrettiğini yerine getirir.
Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu takdir etmek insanların işi değil. İnsanlar daima yanıldı ve yanılacaklar, hem her şeyden çok da, doğru olduğunu ve doğru olduğunu sandıkları şeyde.