Neyin doğru, neyin yanlış olduğunu takdir etmek insanların işi değil. İnsanlar daima yanıldı ve yanılacaklar, hem her şeyden çok da, doğru olduğunu ve doğru olduğunu sandıkları şeyde.
Yüksek hikmet ve hakikat, içimize sindirmek istediğimiz teretemiz bir su gibidir, ben bu temiz suyu hem pis bir kabın içinde toplar hem de onun temizliğini düşünebilir miyim? Ancak kendi içimi temizlersem, toplanan suyu da belirli bir ölçüde temiz tutabilirim.
Sanki kafasının içine, hayatının tutunduğu bir ana vida sokulmuştu. Vida ne daha ileri gidiyor ne dışarı çıkıyor, hiçbir yere ilişmeden hep aynı oyuk içinde dönüyordu, onu durdurmanın da olanağı yoktu.