Ahiret inancı yaşama amacın önüne geçtiğinde, dünyaya iyi bir şeyler bırakmak mümkün değildir. Nefes aldığımız, toprağını ekip içtiğimiz ve türlü nimetlerinden faydalandığımız dünyayı, bulduğumuzdan daha iyi bir yer olarak bırakmak, ilk amacımız olmalıdır.
Kendini boşuna harcamış olur insan
Dilediğine erer de sevinç duymazsa.
Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi,
Yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.
Dışarıda sadece deneyim vardır. Düşman yoktur. Çatışacak kimse yoktur. Bu anlamda düşüncene efendilik edebilirsen, seni rahatsız eden şeylerin aslında tamamen aklının içindeki bir yargının ve yorumun sonucu olduğunu hemen fark edersin.
Bir işi kusursuz yapma gayesinin, başarısızlık korkusu yaratmasına fırsat vermemek çok değerli... Başaramamak korkusu yüzünden aslında üstesinden gelebileceği bir işten elini ayağını çekmesi, inancını yitirmesi haksızlıktır. Başaramamaktan korktuğu için kendini çabalamaktan sakınan insan, kapasitesine ve aklına ihanet ediyordur.