Düşünme; bir ibarenin biçimi, bir işaretin kendisi, harflerin şekli ve seslerin hecelenişi değildir. Tam tersine, düşünme, insan nefsinin bilgisine yerleşmiş, aklına girmiş, şekilsiz ve cisimsiz soyut biçimi ifade edebilmesidir. İnsan nefsi, ne vakit kalp aynasında fertleri ve özleriyle nesnelerin hakikatlerini tasavvur eder, nefis onları dile getirebilir, zihin onları düşünebilir; akıl onların içini ve dışını kuşatırsa, işte o zaman nefse düşünen adı verilir. Açıklama yapmasa ve dille söylemese de o adama düşünen denir......
........Söylediğimiz herşeyin hakikatini bilmeyen, söyleyici (kail) olsa da dilsizdir; onu anlamayan dinleyici olsa da sağırdır. Nitekim yüce Allah "onlar sağırdır, dilsizdir, kördür. Onlar düşünemezler." diye buyurur...