İsteği dış şeylere yüz çeviren ruhun olduğu yere ulaşır. Ruhu bulamazsa boşluğun yılgısı onu kaplar ve korku onu zamanı kamçılayan bir kırbaçla sürükler ve yine dünyanın sığ şeyleri için umutsuz bir çaba ve kör bir istek duymaya devam eder. Sonsuz isteğiyle budalalaşır ve ruhunun yolunu yitirir ve bir daha da bulamaz. Her şeyin peşinden koşar ve onları sıkı sıkıya tutar ama ruhunu bulamaz çünkü ruhunu ancak kendi içinde bulabilir. Gerçekte ruhu şeylerde ve insanlardadır ama kör olan, şeyleri ve insanları tutar, şeylerin ve insanların içindeki ruhunu değil. Ruhuna dair hiçbir bilgisi yoktur. Onu şeylerden ve insanlardan nasıl ayırt edebilsin? Ruhunu isteğin kendisinde de bulabilir, isteğin nesnelerinde değil. İsteği onun sahibi olmasaydı ve o isteğinin sahibi olsaydı ruhunu bulabilirdi çünkü isteği ruhunun imgesi ve ifadesidir.
Dostlarım, ruhu beslemek bilgeliktir, yoksa yüreğinizde ejderler ve şeytanlar beslersiniz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bizim gücümüzün yeteceği şey, yakın çevrelerinde benzer zihniyetli insanları etkileme olanağına sahip, veya bu olanağı yaratabilecek, insanlarda bir değişim sağlamaktır. Bunun zorlayarak, ikna ederek veya vaaz vererek yapılacağını söylemiyorum. Daha ziyade, kendi davranışları hakkında içgörü sahibi olan ve dolayısıyla bilinç-dışına erişim imkanı bulmuş bireylerin, ister istemez çevre üzerinde de etkili olacakları genel kabulünden söz ediyorum.
Siz ne yaparsanız yapın, hayat başarısızlıklarla, kayıplarla, pişmanlıklarla doludur ve ölüm vardır.Hayatın önünüze çıkardığı tüm bu tatsızlıkları kabullendiğinizde yenilmez olursunuz. Neticede ıstırabı aşmanın tek yolu önce ona katlanmayı öğrenmektir.