"Ben hayatta kendime bir yol bulamadım, yapamadım da, mevcutlara giremedim de. Tırmanamadım da, büsbütün aşağı yuvarlanamadım da. Anlatılan, görünen, gösterilen şeylerin yok oluşu bana inandırıcı gelmedi. İnandırıcı gelmemek bir yana varlığı bana yokluk geldi, yokluğu varlığa kanıttır diye yokluğunu ikrar etmek varlığına tanık tutulurum diye bana hepten perişanlık geldi. Buna sebep yok demedim."
"Acaba bir söz, bir başka telakki bir başka benliğe uzanıp kavuştuğunda, o arada, o esnada neler oluyordu? Acaba benlik bu yeni gelenle ve geldiği yeri tarumar etmek ve mevcutları beğenmemekle geldiği yerde ne yapıyordu, kalp ve sinir uçları bu hırçın misafiri, bu geldiği evin düzenini değiştirmek isteyen, bazı şeyleri kaldırıp atmak isteyen misafiri nasıl karşılıyordu?"