Kurtuluş Parkı’nda yaprak dökümü… Hava açık… Yıldızlar yere yakın… Taş atsak bir ikisini düşürebiliriz. “Neden olmaz,” diye soruyorum. “Mutsuz oluruz,” diyorsun. “Herkes mutlu olacak diye bir kural yok, biz de mutsuz olalım. “
Oysaki hatıralardan konuşmak lazım. Rüyalardan daha karanlık hatıralar var. Daha çok fikir verir biri hakkında. Şekeri bitmiş sakızı, toz şekere batırıp çiğnemeye devam etmen gibi senin.
ne çok şey konuşmuştuk orada ama yine sessiz çıkmışız. sonra albümü kapatıyorum, zihnimde bambaşka bir fotoğraf… sanki hepsinin karıştığı bir an. onu da yazabilirdim, ah böyle kıpırdayıp durmasan.