Bizim bu yaralı bereli halimizin ne mânâya geldiğini açık seçik göreceğimiz yer ömrümüzü sarf veya israf ettiğimiz dünya değildir; o görme yeri mahşer, o görme zamanı din günüdür.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Türkleri her dönüm noktasında yüzüne Türk maskesi takılanlarla karıştırdık. Verdiği bir anlık geçici rahatlık sebebiyle parlak gördüğümüz ve içimizdeki dünya sevgisiyle parlattığımız Türk maskelileri zahmeti göze alan nur yüzlü Türkler yerine konabileceği avuntusu milli varlığımızı zehirledi.
Biz Türklerin üzerindeki çamaşır İslâm'a yarayan her şeydir. İslâm'a yaramayan hiçbir şey biz Türklerin üzerinde durmadı. En büyük leke Latin hurufatını da üzerimizden silkip atacağız. Atamazsak kafirlerin fasıla vermeden dört yüz senedir üzerimize İslâm'a yaramayan şeyler bıraka bıraka bizi Dünya Sistemi hizmetine sokma çabaları devam edecek. Devam etmek ne kelime, Türk kimliğinden eser kalmayacak.
Üzerinden medeniyete intibak zilletini silkip atarak istiklâlini kâfir elinden azimle koparıp alan Türk milletiydi. Bu milletin inkılâplara maruz bırakılması kazancının gasp edilmesi demekti. Bu milletin giyim kuşamda Avrupa modellerine uymayan her ferdi cumhuriyet idarecileri gözünde hasım mevkiini işgali kabulleniyordu.