tuğçe baylan

Benim nazariyem şudur ki, insanlar kainatın sahibi olmak üzere yaratıldıkları için, eşya onlara uymak tabiatındadır. Mesela benim çocukluğumun geçtiği Abdülhamit devrinde cemiyetimiz neşesizdi. Başta padişahın asık yüzünden gelen ve halka halka etrafa yayılan bu neşesizlik eşyaya da sirayet etmişti. O zamanın vapur düdüklerinin acılığını, hüznünü, keskinliğini benim yaşımda olanların hepsi bilir.
Reklam
Hepimizin içinde kadim bir alıcı güç ve kadim bir verici güç vardır. Bir erkeğin kendi içindeki alıcı gücün yerini bulması zor değildir, ama verici gücü bulmak için erkekten başka bir şeye dönüşmesi neredeyse şarttır. Bir kadın için ise tam tersi geçerlidir.
Sayfa 595·Kitabı okudu
Elde etmenin de vakti vardır, yitirmenin de. Elde tutmanın da vakti vardır, bırakmanın da; sevginin de vakti vardır, nefretin de; savaşın da vakti vardır, barışın da.
Sayfa 270·Kitabı okudu