eda

eda
@eedddaaaaaa
insanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense,körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar.
Reklam
"hayat onu bunalttığı anda pencereden etrafı seyrederek derman buluyordu;denize,ağaçlara,güzel bir manzaraya bakması mühim değildi,pencereden dışarı bakmayı seviyordu,başka şeyler görebilmenin tek yolu buydu,dışarıya bakınca insana küçük mutluluklar katacak şeyler ille de bulunuyordu,bunu defalarca denemiş ve görmüştü,evlerin en çok pencerelerini seviyordu bu yüzden."
"birisi hafızasını yitirdiğinde senin için de tanıdık birisi olmaktan çıkıyor muydu?tek kişilik hafıza iki insanı bir arada tutmaya yeter miydi?çünkü bir insanın ölümü,bedenen bu dünyayı terketmesi,hafızasının ölümü kadar trajik değildi,yakınlığın anlamını dönüştürüyordu."
"günlerin birbirini anlamlı bir sırayla takip ettiğine inanmayı bırakalı çok olmuştu;başlangıçlar ve sonlar diye bir şey yoktu,rastgele iç içe geçmiş yığıntılardan ibaretti zaman.başlangıç diye zannettiğimiz,aslında sondan bir evvelki sahne;tam her şeyin sonunun geldiğini düşünürken bir de bakmışsın ki yeniden en başa dönüvermişsin."