Geçmişte kalan birini düşünmek gerçekten mümkün müdür? Birbirimizi sevdiğimiz sürece en önemsiz anların, en hafif acıların bile bizden kopup geride kalmasına göz yummamıştık.Sesleri,kokuları,gün ışığının nüanslarını,hatta birbirimize açıklamadığımız düşünceleri bile alıp götürmüştük, böylece canlılıklarını yitirmediler: Bugün dahi bize acı ya da sevinç veriyolar.Bir anı değil; söndürülemez ve yakıcı bir aşk,geriye çekilmek,gölgeye ya da kuytuya sığınmak imkansız
Değişen benim sanıyordum.En kolay çözüm yolu bu.En tatsızı da bu. Bu ani dönüşümlere maruz kaldığımı kabul etmek zorundayım.Sık sık düşünen biri olmadığımdan, farkına varmaksızın, içimde bir yığın ufacık başkalaşım birikir ve sonra günün birinde gerçek devrim ortaya çıkar.Hayatıma tutarsız,çelişkili bir görünüm veren budur.