Elif Efeoğlu

Elif Efeoğlu
@eefeoglu
Kitap kurdu, film aşığı, gezme hastası, amatör fotoğrafçı,
Fotoğrafçı olmayı düşleyen muhasebeci, oğlunun annesi
Üniversite
177 kütüphaneci puanı
307 okur puanı
Eylül 2016 tarihinde katıldı
8/10
·470 syf.··
Beğendi
·
2017 28. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2017 16:45
İlk 200 sayfa bayağı sıkıcı. Ondan sonra heyecan yavaş yavaş artarak kitabın sonuna kadar sürüyor. Ben katili tahmin etmeye uğraşırken farklı bir son ile karşılaşmam da beni ayrıca etkiledi. Kitap, devlet-mafya-polis üçgeninin çarpık ilişkileri üzerine kurgulanmış bir roman. Bununla birlikte sadece bu ilişkilerin anlatıldığı sıkıcı bir kitap değil. Oldukça ilgi çekici karakterler yavaş yavaş hikayeye dahil ediliyor ve aşk, kıskançlık, başarı-başarısızlık, aile, kardeşlik gibi bir çok farklı konuya da değiniliyor. Devletin halktan gizli olarak yürüttüğü çalışmalar, yıllar öncesine dayanan aile sorunları, muhteşem bir polisiye kitabı. Oldukça da öğretici bir eser olmuş. Derin devlette olanları çok net anlatmış Ahmet Ümit. Gizli güçlerin neler yaptırabildiğini ve kimsenin hesap soramadığını çok güzel anlıyor insan. Türkiye'nin kirli gerçeğini merak edenler varsa mutlaka okumalı.
KuklaAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20199,6bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·270 syf.··
Beğendi
·
2017 27. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2017 11:41
Su gibi akan bir Ahmet Ümit romanı. Bir çok tahminde bulunup en son hiç tahmin etmediğiniz kişi katil çıkıyor.. Sonunda bu muydu yani diyebiliyorsunuz. Ahmet Ümit çıtayı yükselttiği için beklenti de artıyor doğal olarak. Daha farklı bir son bekleyebiliyorsunuz. Gerçi beklediğim gibi çıksa şaşırtıcı olmazdı da yine de tam olarak tatmin etmedi. Kitabın hikayesi şu şekilde; Bir istihbarat görevlisi var, Sedat.. Evli, iki kızı var. Roman, ona düzenlenen bir saldırıyla başlıyor, ağır yaralı olarak kurtuluyor. Çatışmada saldırıyı düzenleyenlerden birini öldürüyor, diğerini de yaralıyor. Bir de kayıp kız Mine var. Sedat Mine'ye aşık. Bu akışta macera dolu sayfalar sizi bekliyor. Kurgusuyla, kahramanların çizimiyle, mekanlara ait tasvirleriyle, heyecan unsuru bolca yer almış bir roman. Keyifli okumalar.
Sis ve GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201324,1bin okunma
9/10
·306 syf.··
Beğendi
·
2017 26. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 17 Kasım 2017 09:36
Ahmet Maraşlı'nın her ebeveynin elinin altında bulunması gereken, bilgilerin her daim hatırlanması için tekrar tekrar okunması gereken bir çalışması. Belki bu tarz kişisel gelişim diyebileceğimiz kitapların unutulma ihtimali olsa da akılda kalan kırıntılara rağmen okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Gerçekten çaresiz kaldığınızı düşündüğünüz bir yerde belki de bu kitap size fikir verecek. Çocukları sıkmadan doğru yollarla nasıl yönetebileceğimizi örneklerle açıklamaya çalışmış olan Ahmet Maraşlı'nın diğer kitaplarını da edineceğim. Rehber niteliğinde olan bu kitabın kütüphanenizde olması gerektiğine inanıyorum.
Eğitim
Eğitimde ve Hayatta Çocuğumu Nasıl Yönlendirebilirim?Ahmet Maraşlı · Nesil Yayınları · 20069 okunma
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2017 00:00
Rahmetli Abbas Sayar'ın kendi gazetesinde (Bozok) Yozgat hakkında fazla bir şey yazılmamış diye yazmaya başladığı köşe yazılarını oğlu babasının ölümünden sonra kitaplaştırmıştır. Yozgat'ı 1930'lardan 1980'lere kadar siyasi, ekonomik, sosyal, tarih olarak ele almış; bunların köylü ve şehirli üzerinde etkisini yazıya dökmüştür. Bir zamanlar Anadolu'nun Paris'i diye adlandırılan Yozgat ilimizin zaman içinde fakir anadolu iline nasıl geldiğini de yazmıştır yazarımız. Yozgatlının okuması gereken bir kitap ama Yozgatlı olmayanlara fazla bir şey vaad etmiyor.
Yozgat Var Yozgatlı YokAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 202064 okunma
9/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2017 24. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2017 00:00
Siyasete bulaşmış, 1946 yılında Demokrat Parti Yozgat Şubesi müteşebbis heyeti kurucularından olan yazarın, anılarından yola çıkarak kaleme aldığı nefis bir kara mizah... 1954 seçimlerinde Zağcıoğlu köyü halkı 99 oyunun tümünü DP'ye verir, verir ki her bir işlerini rahatlıkla görmek isterler. Heyhat siyasetçilerimiz yalakalığın üst kademesinde olduğundan yapar gözükürler ama köy halkının istediği hiçbir şeyi yapmaz onları bir paket akide şekeri ikramıyla kandırabilir. 1957 seçimine kadar işlerinin bir kısmını yaptıramayan halk 57 seçiminde oylarını vermeyeceğini söyler. DP durur mu yine allar boyar yalar yutar 106 oyun hepsini yine partisine kazandırır. (Köyün nüfusu 106 olmuştur) Yine aynı tas, yine aynı hamam... 1954 ve 1957 seçimlerinde Zağcıoğlu köyünün genel durumunu, köylünün politikacılara bakışını, politikacılarla köy halkının karşılıklı beklentilerini anlatır. Güçlü ve zayıf yönleriyle insanımız, kurnazlık, uyanıklık ve acımasızlıklarıyla politik geleneklerimiz...
El Eli Yur, El De YüzüAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 202161 okunma